Siyaset, bazen küslüklerin değil, zamanlamanın sanatıdır. Hele ki Türkiye gibi her gün yeni krizlerin yaşandığı, duyguların pusula olduğu bir memlekette; doğru kişi, doğru zamanda sahaya inerse sadece bir partiyi değil, bir milletin ruh hâlini bile değiştirebilir. İşte tam bu noktada Muharrem İnce’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne olası dönüşü, partinin siyasi, toplumsal ve örgütsel yapısı açısından stratejik bir hamle olabilir.
Sahada Kaybedilen Gücün Yeniden İnşası
CHP son yıllarda büyükşehirlerde önemli başarılar elde etti, evet. Ancak Anadolu’nun kalbi sayılabilecek taşra kentlerinde hâlâ bir "varlık sorunu" yaşıyor. Muharrem İnce'nin en güçlü olduğu alan tam da burası: Anadolu'nun yorgun, umut arayan, inatçı seçmeni.
Sadece bir hatip değil İnce, aynı zamanda o seçmenle aynı dili konuşabilen nadir politik figürlerden biri. Kürsüdeki sesiyle değil, köy kahvesinde karşısındakine bakışındaki samimiyetle güven oluşturuyor. Bu yönüyle CHP’nin yıllardır içine sinmeyen “elitist” algısını kırmakta bir köprü olabilir. Halkın içinden gelen, halkın dilinden konuşan bir figür olarak sahadaki güveni tazeleyebilir.
Ulusalcılıkla Sosyal Demokrasiyi Yeniden Buluşturmak
CHP içinde uzun yıllardır bir kırılma hattı var: Ulusalcı-milliyetçi damar ile sosyal demokrat-liberal çizgi arasında derin bir fay. İnce'nin dönüşü bu iki hattı çatıştırmak yerine buluşturmak için bir fırsat yaratabilir. Çünkü o, ideolojik olarak kökleri ulusalcılıkta olsa da, sol söylemi içselleştirmiş ve gençlerle, emekçilerle, yoksullarla ortak bir dert havuzu kurabilmiş bir siyasetçi.
Bu sentez, CHP’nin uzun zamandır ihtiyaç duyduğu bütünleyici ve kapsayıcı siyaseti inşa etmesine katkı sağlayabilir. Parti artık sadece “şehirli” değil, yeniden “milletin partisi” olmak istiyorsa, İnce’nin toplumsal karşılığını göz ardı edemez.
Yorgun Seçmene Yeni Bir Enerji
Siyaset sadece fikir değil, duygudur. Seçmen çoğu zaman kime inandığından çok, kimin inandığını düşündüğüne oy verir. İnce, uzun süredir muhalefetteki “teknokratik” ve “soğukkanlı” çizginin dışına çıkan; öfkesiyle, coşkusuyla, hayal kırıklığıyla halkın yüreğine dokunabilen nadir aktörlerden biri.
Seçmen yorgun. Vaatlerden, konferans tonundan, simetrik cümlelerden bıkmış durumda. İnce’nin dönüşü, CHP’nin duygusal enerjisini yükseltebilir, meydanlara tekrar coşku ve umut getirebilir.
Gençlerle Bağ Kurabilen Bir Figür
Her ne kadar siyasi kariyerinde zaman zaman genç seçmenle mesafeli anlar yaşansa da, İnce'nin sosyal medyada ve dijital mecralarda hala hatırı sayılır bir etki alanı var. Özellikle ilk kez oy kullanacak genç seçmenle daha samimi, daha açık bir bağ kurabilecek bir profil çiziyor. Klasik CHP dilinden uzak, zaman zaman sivri ama net mesajlarla gençlerin ilgisini çekebilir.
Ayrıca Memleket Partisi deneyimiyle siyasetin taşlı yollarını tek başına yürümüş biri olarak, gençlere “sisteme karşı durulabilir” mesajı da verebilir.
Örgütsel Hafızanın Güçlenmesi
CHP’nin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de örgütsel dinamizmdir. Muharrem İnce, örgütlerle yıllardır iç içe olan, ilçe ilçe çalışan, teşkilat dilini bilen bir siyasetçidir. Dönüşüyle birlikte parti içinde yeni bir heyecan dalgası yaratabilir. Özellikle yıllardır partiye küskün olan bazı eski kadrolar için bu dönüş “geri çağrı” niteliği taşıyabilir.
Birleşmek mi, Yenilmek mi?
Muharrem İnce'nin CHP’ye dönüşü, doğru bir zeminle, karşılıklı saygı ve ilkesel mutabakatla şekillendirilirse, partinin hem saha gücünü hem de toplumsal meşruiyetini genişletecek bir fırsata dönüşebilir. Bu hamle, kişisel geçmişin değil, toplumsal geleceğin inşası adına değerlendirilmelidir.
Bugün CHP’nin önünde iki yol var: Ya eski küskünlükleri aşar ve yeni bir sinerjiyle birleşir, ya da geçmişin gölgelerinde birbirine omuz veremeyenlerin sessiz yenilgisine mahkûm olur.
Muharrem İnce’nin dönüşü, bu kaderi değiştirebilecek bir anahtardır. Yeter ki o anahtar, yeniden bir kapıyı kapatmak için değil, birlikte daha büyük bir kapıyı açmak için kullanılsın.
Sevgiyle
Leyla Yıldız Atahan
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve MANSET.DE editöryal politikasını yansıtmayabilir.