Bu hayatta değişimi sağlayan şey harekettir. Hareket varsa değişim olur. Değişim varsa dönüşüm olur. Dönüşüm varsa başkalaşım olur. İnsan neden yaşlanıyor? Çünkü bedeni durmuyor, sürekli hareket halinde. Hücre çalışıyor, enerji harcıyor, zaman işliyor.
Bu hayatta değişimi sağlayan şey harekettir.
Hareket varsa değişim olur.
Değişim varsa dönüşüm olur.
Dönüşüm varsa başkalaşım olur.
İnsan neden yaşlanıyor?
Çünkü bedeni durmuyor, sürekli hareket halinde.
Hücre çalışıyor, enerji harcıyor, zaman işliyor.
Hareket = zaman = yıpranma.
Bu kuraldan kaçan yok.
Evrende hareket etmeyen bir şey var mı?
Yok.
Dünya dönüyor.
Güneş dönüyor.
Atom titreşiyor.
Her şey kurulu bir saat gibi çalışıyor.
Ama kurulu saat ne demek?
Çalışıyor ama muhtaç.
O yüzden de bozuluyor.
Şimdi ışığa geliyoruz.
Işığı yere yakın tutarsan,
küçük bir alan aydınlanır.
Biraz yükselt,
aynı anda daha geniş alan aydınlanır.
Daha da yükselt,
aynı ışık çok daha fazla yere ulaşır.
Şimdi şunu düşün:
aynı anda her yere yetişen,
her yeri gören,
hayatı besleyen bir ışık.
İnsan neyi görür?
Güneşi.
Güneş neden böyle tasarlanmış?
Çünkü Rabbimiz bize kendini anlatmak için
yarattıkları üzerinden düşündürüyor.
Ama dikkat:
Güneş enerji tüketir.
Güneş muhtaçtır.
Güneş bir gün sönecektir.
Yani güneş Allah değildir,
ama Allah’ın nuruna işaret eden bir örnektir.
“Bak” der gibi:
“Bunun bile gücü buysa, bunu yaratanı düşün.”
Şimdi hız meselesi.
Bilim diyor ki:
Bir şey ne kadar hızlanırsa,
zaman onun için o kadar yavaşlar.
Bunu biz yapıyoruz.
Yerde duran saat başka çalışır.
Uçağa koyduğun saat başka çalışır.
Uçak havada daha hızlı hareket ettiği için
oradaki saat gerçekten farklı zaman ölçer.
Havadaki hareketle, yerdeki hareket aynı değil.
Zaman bile değişiyor.
Bu ölçülmüş bir gerçek.
Şimdi ışığa geri dön.
Işık o kadar hızlıdır ki,
fizikte deniyor ki:
Işık hızında zaman durur.
Zaman durursa ne durur?
yaşlanma durur
eskime durur
çürüme durur
Işık, evrende zamansızlığa en yakın şeydir.
Şimdi senin asıl sıçraman geliyor.
Diyorsun ki:
“Işığın bile ötesinde,
hareketsiz,
değişmeyen,
dönüşmeyen bir nur düşün.”
Bu ne demek?
Muhtaç olmayan.
Zamana bağlı olmayan.
Sabit, mutlak nur.
Kur’an tam burada konuşuyor:
“Allah göklerin ve yerin nurudur.”
Bu nur:
güneş gibi tüketmez
ışık gibi tükenmez
hareketten doğmaz
Değişmez.
Şimdi ahiret meselesi.
Soru çok basit ve çok dürüst:
Bizi yaşlandıran şey hareket ve zamansa,
değişmeyen, zamana bağlı olmayan, muhtaç olmayan bir yaratıcı,
bitmeyen hayatı veremez mi?
Cevap: Aksine, ancak o verebilir.
Çünkü:
Tükenen, tükenmeyeni veremez
Yaşlanan, yaşlanmayanı kuramaz
Zamana bağlı olan, zamansızlığı dağıtamaz
Son cümle (kilit)
Bilim bizi buraya kadar getiriyor.
Işıkla zamanı gösteriyor.
Güneşle gücü gösteriyor.
Değişmeyen bir nur varsa,
ahiret vaadi
ne masal
ne çelişki
ne kaçıştır.
Tam tersine, zorunlu sonuçtur.