Almanya'daki Türk marketlerinin büyük bir çoğunluğunda alkol satılmamasının nedeni yasal bir zorunluluk değil, tamamen işletme sahiplerinin tercihleri ve belli bir hedef kitle beklentileridir.
Almanya'da alkol satışı için gereken lisansları almak (süpermarketler için) oldukça kolaydır; yani bu durum bürokratik bir engelden kaynaklanmaz. Temel nedenleri şu şekilde özetleyebiliriz:
Dini ve Kültürel Hassasiyetlerden dolayı
birçok Türk market sahibi, muhafazakar veya dindar bir dünya görüşüne sahip olduğu için, olmayanların ise özgüven eksikliği ve çıkar odaklı düşünce içinde olduklarından dolayı, inançları gereği alkol ticaretinden kazanç elde etmek istemez.
Alkol satışı yapmamak, bu işletmeciler için kişisel ve etik bir duruşu temsil eder.
"Helal" Konsepti ve Müşteri Sadakati ile Türk bakkalları ve marketleri, özellikle "Helal Et" ve "Helal Gıda" konusunda bir güven noktasıdır.
Müşterilerin büyük bir kısmı, alkol satılmayan bir marketin "Helal" standartlarına daha sıkı bağlı olduğunu düşünür.
Müşteri kaybı endişesi ile işletmeciler, raflara alkol koyduklarında muhafazakar müşteri kitlelerini küstürebileceklerinden veya "aile ortamı" imajının bozulacağından endişe ederler.
Oysa ki durum 2000'li yılların sonuna kadar çok farklı idi ve Alkol bulundurmayan işletme sayısı yok denecek kadar azdı.
Hedef kitle ve rekabet stratejisi, Türk bakkalları ve marketleri genellikle Alman devleri (Rewe, Edeka, Lidl, Aldi) ile fiyat üzerinden değil, spesifik ürünler üzerinden rekabet eder.
Taze meyve-sebze, kasap reyonu, zeytin, peynir ve unlu mamuller ana odak noktasıdır.
Alman süpermarketlerinde her türlü alkol zaten çok uygun fiyata bulunduğu için, Türk marketleri bu alanda rekabet etmek yerine kendi uzmanlık alanlarına (şarküteri ve helal et) odaklanmayı daha karlı bulur.
Tabii ki bu durumun istisnaları vardır. Özellikle Berlin, Hamburg gibi büyükşehirlerde daha modern, seküler veya geniş bir kitleye hitap eden bazı Türk marketlerinde (örneğin bazı büyük zincirlerin şubelerinde veya "Kiosk/Spätkauf" tarzı küçük dükkanlarda) alkol satışı yapıldığını görebilirsiniz. Ancak genel "Türk marketi" profilinde alkolsüzlük bir standart gibidir.
Özetle: Bu bir ticari imaj ve inanç seçimidir. Türk marketleri, müşterilerine "temiz ve helal" bir alışveriş deneyimi sunarak sadık bir kitle oluşturmayı hedeflemektedir..
Ancak kendilerini sosyal demokrat, ilerici, hümanist gören, ayrımcılığa ve irkçılığa karşı duran epeyce bir çoğunluğu görmezlikten gelmeleri ise akıl tutulmasıdır.
En önemlisi de bu kesimin sorgulama yetisinden uzak bir şekilde bakkalların, marketlerin ve küçük işletmelerin bu uyduruk ve gerici ve cemaat baskılarına boyun eğmiş tutumlarını eleştirisel bir tavır içinde görmemeleri abesle iştigaldir.
Örgütlü gücün baskısına boyun eğen işletmeler,
Örgütsüz gücü yok sayarak her zaman ki gibi, toplumsal dayanışma ve dirençte pasif kalanlar karşısında vurdumduymaz tavır içinde İslamcı ve Cemaatçı çevrelerin hegomanyasında ticari faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Aynı kesimin, yani İslami, ya da cemaatlere dayalı olarak yaşayanların bu baskıcı tutumlarını Almanya kökenli market ve süper marketlere dayatamadıkları için alkol ve domuz eti satanlardan gönül rahatlığıyla ve güle oynaya alış veriş yapıyor olmaları ise ikiyüzlülükten ibaret diye düşünüyorum.
Saygılarımla
€rol BULDAK
17 Ocak 2026 Hamburg