Yeni düzenleme, özellikle Almanya’daki tüketiciler için önemli bir değişiklik anlamına geliyor. Zira Almanya’da şu anda nakit ödemeler için genel bir üst sınır bulunmuyor. Mevcut uygulamada, 10.000 Euro’nun üzerindeki nakit işlemlerde kimlik ibrazı ve paranın kaynağının belgelenmesi zorunlu tutuluyor.

Almanya’da Bürgergeld Tartışması Yeniden Alevlendi
Almanya’da Bürgergeld Tartışması Yeniden Alevlendi
İçeriği Görüntüle

AB çapında yürürlüğe girecek yeni kuralla birlikte, 10.000 Euro’nun üzerindeki nakit ödemeler tamamen yasaklanacak. Ayrıca 3.000 Euro’yu aşan nakit işlemlerde alıcının kimlik bilgilerinin kayda alınması gerekecek. Bu uygulama, mevcut kimlik tespiti yükümlülüklerinin genişletilmesi olarak değerlendiriliyor.

Kapsam ve istisnalar

Söz konusu nakit sınırı yalnızca ticari işlemler için geçerli olacak. Özel kişiler arasındaki ödemeler bu düzenlemeden muaf tutulacak. Ancak taraflardan birinin ticari faaliyette bulunması halinde sınır uygulanacak. Örneğin bir vatandaşın komşusundan araç satın alması nakit olarak mümkün olurken, satıcının oto galerici olması durumunda bu işlem nakit yapılamayacak.

AB üyesi ülkeler, ulusal mevzuatlarında daha düşük nakit sınırlarını korumaya devam edebilecek. Fransa ve İspanya’da halihazırda uygulanan 1.000 Euro’luk sınır buna örnek gösteriliyor. Yeni AB düzenlemesi, üye ülkeler için asgari bir standart oluşturuyor.

Almanya’daki mevcut uygulamalar

Almanya’da bazı alanlarda nakit kısıtlamaları zaten yürürlükte. Ocak 2020’den bu yana değerli metal alımlarında anonim nakit ödemeler 1.999,99 Euro ile sınırlandırılmış durumda. 1 Nisan 2023’ten itibaren ise gayrimenkul alımlarında nakit ödeme tamamen yasaklandı.

Kamuoyunda tartışma

Yeni düzenleme Almanya’da tartışmalara yol açtı. Alman Merkez Bankası’nın bir araştırmasına göre halkın yüzde 93’ü, ödeme yöntemini kendisinin seçmek istediğini belirtiyor. Birçok vatandaş, nakit parayı gizliliğin en önemli güvencesi olarak görürken, bazı uzmanlar 10.000 Euro sınırının bireysel özgürlüklere müdahale anlamına geldiğini savunuyor.


EU führt Bargeldobergrenze von 10.000 Euro ein

Die Europäische Union führt ab dem Sommer 2027 eine einheitliche Obergrenze für Barzahlungen ein. Künftig dürfen Bargeschäfte innerhalb der EU 10.000 Euro nicht mehr überschreiten. Ziel der Regelung ist es, Geldwäsche und Terrorismusfinanzierung wirksamer zu bekämpfen.

Für Deutschland bedeutet die Entscheidung eine deutliche Veränderung. Bislang gibt es hierzulande keine allgemeine Obergrenze für Barzahlungen. Derzeit gilt lediglich, dass bei Bargeschäften über 10.000 Euro eine Identitätsprüfung sowie der Nachweis der Herkunft des Geldes erforderlich sind.

Mit der neuen EU-Verordnung werden Barzahlungen oberhalb von 10.000 Euro vollständig untersagt. Zudem müssen bei Beträgen über 3.000 Euro die Personalien des Käufers dokumentiert werden. Damit werden die bestehenden Identifikationspflichten deutlich ausgeweitet.

Ausnahmen und Geltungsbereich

Die Bargeldobergrenze gilt ausschließlich für gewerbliche Transaktionen. Private Geschäfte zwischen Privatpersonen bleiben davon ausgenommen. Sobald jedoch eine der beteiligten Parteien gewerblich tätig ist, greift die Regelung. So kann ein Autokauf von einer Privatperson weiterhin bar erfolgen – nicht jedoch bei einem Händler.

Den EU-Mitgliedstaaten bleibt es zudem erlaubt, strengere nationale Regelungen beizubehalten. Länder wie Frankreich und Spanien setzen bereits eine Bargeldobergrenze von 1.000 Euro um. Die EU-Regelung stellt somit lediglich einen Mindeststandard dar.

Bestehende Regelungen in Deutschland

Auch in Deutschland bestehen bereits Einschränkungen. Seit Januar 2020 sind anonyme Barzahlungen beim Kauf von Edelmetallen auf 1.999,99 Euro begrenzt. Seit dem 1. April 2023 sind Barzahlungen beim Erwerb von Immobilien vollständig verboten.

Gesellschaftliche Debatte

Die geplante Bargeldgrenze stößt in Deutschland auf Kritik. Einer Studie der Bundesbank zufolge möchten 93 Prozent der Bevölkerung selbst über ihre Zahlungsform entscheiden. Viele sehen Bargeld als wichtigen Schutz der Privatsphäre. Kritiker warnen daher, dass die neue Regelung einen Eingriff in persönliche Freiheitsrechte darstellen könnte.