Trump, Washington’daki Kennedy Center’da Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda, iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Venezuela’ya yönelik operasyonun ayrıntılarını da paylaşan Trump, “Operasyon çok karmaşıktı. 152 uçak kullandık. Sahada askerlerimiz vardı ama bizden kimse öldürülmedi” dedi.
Operasyon sırasında çok sayıda Kübalının hayatını kaybettiğini öne süren Trump, Venezuela genelinde elektriklerin kesilmesinin sürecin seyrini değiştirdiğini savundu. “Caracas’ta elektrik yoktu. İşte o zaman bir sorun olduğunu anladılar. Onları biraz şaşırttık” ifadelerini kullandı.
Trump, Venezuela’nın başkentine yönelik bu tür bir askeri operasyonu yalnızca ABD’nin gerçekleştirebileceğini iddia ederek, bundan sonraki süreçte önemli silahların daha hızlı üretileceğini söyledi. Maduro’yu “şiddet yanlısı” olmakla suçlayan Trump, Venezuela Devlet Başkanı’nın “milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olduğunu” ileri sürdü.
Macron’a mizahi gönderme
Toplantıda ilaç fiyatlarına da değinen Trump, önceki başkanların atmadığı adımları atarak ABD’de ilaç fiyatlarını önemli ölçüde düşürdüğünü savundu. Bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaşadığı görüş ayrılığına mizahi bir dille değinen Trump, Macron’un ismini Fransız aksanıyla telaffuz ederek salonda gülüşmelere neden oldu.
Trump, “Macron’a, ilaç fiyatlarını biraz yükseltmesi gerektiğini söyledim. Çünkü biz sizden 14 kat daha fazla ödüyoruz. O ‘hayır’ dedi, ben de ‘evet yapacaksınız’ dedim” ifadelerini kullandı.
ABD Kongresi: Asker konuşlandırılması beklenmiyor
Öte yandan ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Venezuela’ya Amerikan askeri konuşlandırılmasını beklemediğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve üst düzey yetkililerin bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilere konuşan Johnson, söz konusu müdahalenin bir “rejim değişikliği operasyonu” olmadığını savundu.
ABD’nin Venezuela ile savaş halinde olmadığını ifade eden Johnson, ülkede ABD silahlı kuvvetlerinin bulunmadığını ileri sürdü. Johnson, Venezuela’yı “devlet destekli uyuşturucu kaçakçılığı” ile suçlayarak, bunun ABD’nin egemenliğine ve vatandaşlarının güvenliğine tehdit oluşturduğunu savundu.
Olayın arka planı
Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak’ta yerel saatle 02.00 sıralarında patlama ve uçak sesleri duyulmuş, Venezuela yönetimi ABD’yi ülkedeki sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Trump, Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı yapıldığını ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıklamıştı. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı silah bulundurma” suçlamalarıyla dava açıldığını duyurmuştu.
Venezuela yönetimi, saldırıların ardından uluslararası topluma ABD’yi kınama çağrısında bulunurken, bazı ülkeler saldırıyı eleştirmiş, bazıları ise ABD’ye destek veren açıklamalar yapmıştı.




