Kaçış araçlarının plakaları Dortmund’da bulundu
Kaçış araçlarının plakaları Dortmund’da bulundu
İçeriği Görüntüle

Birlik partilerinin dış politika sözcüsü Jürgen Hardt, Bayerischer Rundfunk’a yaptığı değerlendirmede, “Şimdi aceleci bir hükümle, ileride birlikte çalışmak zorunda olduğumuz ABD Başkanı’yla bir çatışmaya girmek kimseye fayda sağlamaz” dedi. Hardt, mevcut durumu kabullenerek bunun Almanya ve Avrupa lehine nasıl yönetilebileceğine odaklanılması gerektiğini belirtti.

Hardt, ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesinin uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını kabul ederken, Donald Trump’ın dış ve güvenlik politikasında “alışılmışın dışında, hatta uç” yaklaşımlar sergilediğini söyledi. Buna rağmen Almanya’nın önceliğinin, doğrudan ulusal çıkarları ilgilendiren alanlarda ABD politikasını etkilemek olduğunu vurgulayan Hardt, Ukrayna konusunda bu yaklaşımın kısmen sonuç verdiğini ifade etti.

“Tek taraflı suçlama etkiyi azaltır”

Benzer bir uyarı Federal Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı Armin Laschet’ten geldi. Laschet, dış politikanın karmaşık dengeler üzerine kurulu olduğuna dikkat çekerek, “Dünyadaki gerçekleri hesaba katmadan yapılan tek taraflı suçlamalar, Avrupa’nın etkisini azaltır” dedi. Laschet’e göre, Trump’a karşı sert bir tutum özellikle Ukrayna dosyasında Avrupa’nın Washington üzerindeki etkisini zayıflatabilir.

Berlin’den hukuki dayanak talebi

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise ABD’den daha fazla şeffaflık istedi. Wadephul, Washington yönetiminin Venezuela’ya yönelik müdahalenin hangi hukuki temele dayandığını dünya kamuoyuna açık ve net biçimde anlatması gerektiğini söyledi.

ABD, cumartesi günü Venezuela’ya askeri bir operasyon düzenlemiş, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu eşiyle birlikte ABD’ye götürmüştü. Maduro’nun, “uyuşturucu terörizmi için komplo” ve kokain ithali suçlamalarıyla ABD’de yargılanmasının planlandığı bildiriliyor. Operasyon, uluslararası arenada hukuki ve siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.