Son Dakika
TÜM HABERLER

Yıldız: ‘Adaletin dini rengi ırkı yoktur’

Almanya’daki BIG Parti Başkanı Haluk Yıldız ile siyasal alanda bir röportaj gerçekleştirdik. Manşet gazetesi için yaptığımız röportajda Yıldız, birçok konu hakkında samimi ve açıklayıcı bilgiler verdi.

HAMBURG 13.04.2022, 20:04 13.04.2022, 21:06
Yıldız: ‘Adaletin dini rengi ırkı yoktur’

Hamburg Manşet

*Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

H.YILDIZ: Çocukluğum Ankara ve Kayseri’de geçti. Liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde okudum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Eğitimi bölümünden mezun oldum. Üniversitede okurken, boş zamanlarımda, ülke genelinde kokartlı profesyonel turist rehberliği yaptım. 1989’da bir turizm şirketi kurdum, Almanya ve İsviçre’den Türkiye’ye turist getirdim. Berlin Duvarı’nın yıkılmasının akabinde yeni bir turist potansiyeli oluştuğundan, 1990 senesinde iş adamı olarak Doğu Berlin’e yerleştim. 1990-1993 tarihleri arasında İsviçreli bir ortağımla tur operatörlüğü yaptım. Daha sonra 1993’te Bonn şehrine taşındım. Orada sırasıyla İşletme ve akabinde Bonn Üniversitesi’nde Dinler Tarihi, İslami İlimler ve Felsefe okudum. 1997’den bu yana Strateji ve Proje Yönetimi alanında danışmanlık yapıyorum. 2006-2009 yılları arasında Bonn Müslümanlar Konseyi Başkanlığı görevini ifa ettim. Bunun yanı sıra birçok STK’da yönetici olarak çeşitli projelere imza attım. 2010’dan bugüne dek BIG Partisi’nin kurucu Genel Başkanıyım ve bir seneden beri Frankfurt belediye meclisi üyesiyim. Daha önce de 11 sene Bonn belediye meclisi üyesiydim.

*Siyasete girme ve BIG partisini kurma fikri nasıl gelişti, süreç nasıl işledi?

H. YILDIZ: Şimdiye dek mevcut sistem partileri büyük bir çoğunluğumuzun ne kimliğini ne değerlerini, ne de siyasi görüşünü temsil ettiler; bırakın temsil etmeyi, bunlara değer bile vermediler. 60 senden beri bu ülkede yaşamamıza rağmen, maalesef sahip olmamız gereken çifte vatandaşlık, aile birleşimi, yerel seçim hakkı, anadilin okullarda seçmeli ders olarak okutulması, helal kesim hakkı gibi daha sayabileceğimiz birçok meşru haktan mahrum bırakıldık. Aksine, birçok hakkımız kısıtlandı, vatandaşlık hukukunda çifte standartlar ve kamusal alanlarda da ayrımcılık artık düzenin bir parçası oldu.

Sadece son 20 seneyi değerlendirecek olursak, Almanya’da ırkçılık, İslam ve Türk düşmanlığı ciddi derecede arttı; 2016 senesi itibariyle mülteci ve mülteci yurtlarına 3.500 civarında, camilere de 100 civarında saldırı düzenlendi. Maalesef aşırı sağcı partiler, özellikle de AfD partisi, ırkçı ve popülist söylemlerle halkın önemli bir kısmını mültecilere, genel anlamda da Müslümanlara ve bilhassa Türklere karşı düşmanlaştırmaya çalışmakta. Diğer mevcut partiler de oy artırmak veya oy kaybı yaşamamak için bizim kimliğimize, değerlerimize ve özellikle de anavatanımıza karşı rencide edici, ayrımcı ve gerçek dışı söylemlerle siyasi saldırılarını arttırdılar. Bu yetmezmiş gibi, Türkiye’nin iç siyasi meselelerini Almanya’nın iç siyasi meseleleri haline getiriyorlar ve burada yaşayan Türkler üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar. Üzerimize oynadıkları birçok oyunlarına da bizdenmiş gibi görünen, Türk isimleri taşıyan ama gerçekte Türkiye karşıtı olan milletvekillerini sinsice alet ediyorlar. Lakin hiçbir gerekçe, bizim haysiyetimizle oynamayı ve bizi rencide etmeyi meşru kılmaz.

Halbuki şu an yapısal olarak güçlü olan Almanya’nın, demografik değişiminden, sosyal yapısının dönüşümünden ve genel anlamda küreselleşmeden kaynaklanan teknolojik ve ekonomik rekabet gibi birçok siyasi çözüm gerektiren meseleleri var. Buna bir de birçok alandaki mevcut fırsat eşitsizliğini, artan yoksulluğu, kurumsal ayrımcılığı ve artan ırkçılığı eklersek, siyasetin uğraşması gereken asıl konuların bunlar olduğunu tespit ediyoruz.

Mevcut sistem partileri maalesef önemli sorunların temeline inmekten daha ziyade, ideolojik görüşlerinden ve popülist yapılarından dolayı bundan kaçınıyorlar; halen bir nevi bulgularla uğraşıyorlar, o yüzden de gerçekçi, kalıcı çözümler üretmiyorlar. Üstüne üstlük, şimdiye kadar onlara verilen tüm siyasi destekler bize ihanet olarak geri döndü ve halen de dönüyor. Bunun yanı sıra, oylarımızı da birkaç partiye böldüğümüz zaman siyasi etkimiz yok derecede zayıf kalıyor. Kısacası, onlara verilen oylar bize şimdiye kadar zarar olarak geri döndü.

Derler ya, “Kötü komşu insanı mal sahibi yapar”, işte biz de 2010 senesinde kısmen yukarıdaki tespitlerimiz doğrultusunda gördük ki, Almanya’da yaşayan göç kökenli insanlar yaşadıkları ve emek verdikleri bu ülkede söz sahibi olmak istiyorlarsa, kendi kimlik ve değerlerinden ödün vermeden temsil edilecekleri, onların dertleriyle dertlenen bir siyasi adrese, yani kendi partilerine ihtiyaçları var. Böylece BIG Partisi doğdu. Artık bu ülkede göç kökenliler ikinci sınıf vatandaş değil, 60 sene sonra ev sahibi konumundadırlar ve siyasi sorumluluk üstlenmek durumundalar.

*Partiyi ne zaman, nerede, kimlerle kurdunuz? Nasıl ve nerelerde teşkilatlandınız? Almanya dışında da teşkilatınız var mı?

H. YILDIZ: Bündnis für Innovation & Gerechtigkeit, Türkçe ismiyle “Yenilik ve Adalet Birliği Partisi”, 21 Şubat 2010’da Köln’de kurulmuştur. BIG Partisi’nin 40’tan fazla farklı milletten ve kültürden üyesinin olması, BIG Partisi’nin çok kültürlü ve çoğulcu yapısını yansıtmaktadır. Kurulduğumuz günden beri, yani 12 senede, 9 eyalette ve 40’tan fazla şehirde teşkilatlanmış bulunmaktayız.

Almanya dışında teşkilatımız yok ancak, ancak Hollanda’da, Avusturya’da, Fransa’da, İsveç’te, Belçika’da, Balkanlarda bizim siyasi çizgimize yakın faaliyette bulunan partilerle bağlantılarımız ve iş birliklerimiz var.

*Bugüne kadar nerelerde, kaç seçime katıldınız? Oy oranlarınız ne oldu?

H. YILDIZ: Şimdiye kadar BIG Partisi 42 yerel, 9 eyalet, 1 federal, 1 Avrupa parlamentosu olmak üzere 54 seçime girmiştir ve farklı farklı oy oranları almıştır.

En son geçen sene BIG Partisi Hessen eyaleti yerel seçimlerinde üç önemli şehirde adaylarını il genel meclislerine göndermeyi başardı.

Pandemiden dolayı kısa ve yoğun bir seçim çalışmasının ardından şahsım Frankfurt il meclisine seçilirken, Wiesbaden'de Faissal Wardak ve Offenbach'ta Fikri Türet seçmenin teveccühüne mazhar olarak içeri giren diğer iki aday oldu. Bu seçimlerdeki başarılarımız sonucu BIG Partisi olarak Almanya genelinde belediye meclislerindeki koltuk sayımızı 10'a çıkardık.

*Bir süredir siyasi hayata katılım sağlamanıza rağmen henüz görünür bir başarıya ulaşamadınız. Bunda partinizin ve şahsınızın henüz seçmen nezdinde çok tanımamanız ya da anlaşılamamanız olabilir mi?

H. YILDIZ: Zannederim başarıdan kastınız şimdiye kadar federal meclise veya eyalet meclislerine girmemiş olmamız. BIG partisi yönetimi olarak biz bu konuya süreçsel yaklaşıyoruz. Görünen rakamsal tablo o ki, 60 senelik göç süreci şuurlu siyasal katılım için çok da uzun bir süreç değil. Genel olarak oy hakkı olan göç kökenlilerin seçimlere katılımı maalesef çok düşük. Bunun farklı sosyolojik, siyasal ve hukuksal nedenleri var. Tabi ki bu nedenler bizim için bir engel olmamalı, aksine göçmen toplumu olarak siyasal katılıma daha fazla önem vermeliyiz. Bu sorumluluğu sadece bir partiye yüklemek doğru ve adil olmaz. Burada STK’lara, toplumda öncü şahıslara ve kurumlara da görev düşmektedir. Ancak kolektif ve sürdürülebilir bir çabayla bu meselede ilerleme sağlanacaktır. Biz bu konuyu kuruluşumuzdan beri dillendirmekteyiz ve bu konuda gerekli katkıyı sağlamaktayız.

Tanınma konusuna gelince, içinde bulunduğumuz internet çağında insanlar ilgi duydukları her şeyi anında bulabiliyorlar. Demek ki bir şeye ilgi duymak, bir şeyi tanımak için bir ön şart. İlgi duymanın da ön şartı da farkındalıktır. Konumuz bağlamında siyasi bir tercih yapma gereksinimi, gerekliliği ve tabi ki nitelikli oy verme bu farkında olmayı tanımlamaktadır. İşte o zaman tanınma ve anlaşılma konusuna doğru yaklaşmış oluruz ve nitekim bu da parti yönetimimizin siyasal katılım konusundaki süreçsel yaklaşımımızı açıklamaktadır.

*Siyasi yelpazede partinizi nerede konumlandırıyorsunuz, partinizin misyonu ve vizyonu nedir?

H.YILDIZ: BIG, bir ilkeler ve değerler partisidir. Bizim anlayışımıza göre, adalet, sağ, sol veya yeşil bir ideolojiyle savunulmaz; olsa olsa adil ve doğru şekilde savunulur. Adaletin dini, rengi, ırkı yoktur. Herkes için eşit bir şekilde var olmalıdır. Yani kanun önünde herkes eşit olmalıdır ve bu eşitlik en azından fırsat eşitliği olarak topluma ve kamusal alana da yansıtılmalıdır. Biz BIG Partisi olarak fırsat eşitliği başta olmak üzere sosyal adaleti sadece sözde değil, gerçekten topluma yansıtmak istemekteyiz. Bunun yanı sıra, biz BIG olarak siyasi teslimiyet devrini kapattık, siyasi temsiliyet devrini başlattık. Artık kendi gücümüzle kendimizi temsil etmek, geleceğimizi belirlemek, söz sahibi olmak, kimlik, değerler ve adaletin siyasi adresi olmak, asimilasyonu önlemek, bize yapılan saldırılara, hakaretlere, oyunlara, algı operasyonlarına, artan ırkçılık ve İslam düşmanlığına dur demek, siyasette gençlere zemin hazırlamak ve her şeyden önce siyasi süreçlere etki etmek ve siyasette baskı unsuru olmak istiyoruz.

Siyasi önceliklerimiz şunlardır:

1. Adalet ve fırsat eşitliği: Kimsenin etnik kökenine, dinine, sosyal statüsüne bakılmaksızın, kayıtsız şartsız adalet talep etmekteyiz. Toplumun tüm bireyleri, hak, hukuk ve adalet konusunda eşit muamele görmeliler. Kanun önünde olduğu gibi, eğitim, istihdam, ekonomi, kamu ve sosyal alanlarda da fırsat eşitliğini savunmaktayız. Çifte vatandaşlık, seçme ve seçilme hakkı gibi vatandaşlık hakları, dini cemaatlerin eşit muamele görmeleri de bunun bir parçasıdır.

2. Değerlerin korunması: Bireysel, aile ve toplum ahlakının ve özellikle çocukların haklarının korunması bizim için önemlidir. Çeşitli eyaletlerde, mevcut siyasi partilerinin, ’’Gender’’ adı altında toplumun ahlaki değerlerini hedef alan siyasi taleplerine karşı çıkmaktayız. Ahlaki değerlerle bağdaşan, evrensel değerlere sahip çıkan tek partiyiz.

3. Kimliklerin korunması: Almanya’da yaşayan 190 kadar kimliklere eş değerde sahip çıkmaktayız. Bizim için tüm kimlikler bir değer teşkil eder ve her alanda eşit muamele görmeleri gerekmektedir. Herkes, kendi kimliğini koruma hakkına sahiptir. Dil, din, kültür ve tarih bilinci bunun en önemli öğeleridir. Asimilasyon bize göre çıkmaz bir yoldur.

4. Çoğulculuk ve Hoşgörü: Biz artık tahammül toplumundan hoşgörü toplumuna geçiş yapılmasını talep ediyoruz; hukuki ve siyasi olarak bunun önünü açıyoruz.

5. Ayrımcılık, Irkçılık ve İslam düşmanlığıyla mücadele: Toplumsal barışı tehdit eden bireysel ve kurumsal ayrımcılık, ırkçılık ve İslam düşmanlığıyla samimi mücadele veren tek partiyiz. Gerçek özgürlük sınırsız değil, bilakis sorumlu özgürlüktür. Toplumsal barış, ancak karşılıklı diyalog, saygı ve hoşgörü, karşılıklı güven, adil paylaşım, toplumsal dayanışma ile mümkündür. BIG Partisi bu konuda ayrımcılık ve ırkçılığı yasaklayan bir yasa talep etmektedir.

6. Fakirlikle mücadele: Bilgi fakirliği ve ekonomik fakirlik toplumsal eşitsizliğe meydan vermekte. Biz, bununla etkin bir mücadele vermekteyiz. Bilgi ve diğer kaynaklar adil paylaşılmalıdır. Faizsiz ekonomi modelini geliştirmek ve zayıf birey ve kesimlerin teşvik edilmesi, öncelikli siyasi hedeflerimizdendir. Almanya’da işsizliğin artmasını engellemek ve mümkün mertebe azaltmak konusunda çeşitli siyasi projeler geliştirdik ve halen de geliştiriyoruz. Bunlardan birkaçı şunlar: Ulusal İstihdam Programı, yoksullukla mücadele programı ve ekonomik mağdur bırakılanlar ve gelir seviyesi düşükler için temel gelir garantisi, Basic Income Guarantee, kısaltılmış haliyle B.I.G. Program.

7. Katılım: Biz herkesin kendi kimliğini koruyarak, yaşadığı toplumda katılım göstermesini teşvik ediyoruz. Sosyal, siyasi, ekonomik katılım bunun önemli temel taşlarıdır. Özellikle de temsilde adalet talep ediyoruz: Siyasette, kamusal, ekonomi gibi alanlarda çeşitli kimlikler (azınlıklar, göçmenler, dini gruplar vs.) temsil edilmelidir. Mevcut siyasetin değişmesi için dürüst ve güvenilir siyasetçilerin yenilikçi ve adil bir siyaset uygulamaları gerekir. İlk defa bir Alman meclisinde göçmenleri teşvik planı (Migrantenförderplan) önergemizi kabul ettirmiş bulunuyoruz. Bu kabul edilen önergemiz, belediyelerde çalışan göç kökenli insanların orta ve üst düzey yönetimlerde de orantısal olarak daha fazla istihdam edilmesini öngörmektedir ve bazı belediyelerde artık uygulanmaktadır.

*Partinizin hitap ettiği kesim hangi kesim, siz sadece yabancı kökenli yada Müslüman seçmene mi hitap ediyorsunuz?

H. YILDIZ: Biz Almanya’da yaşayan, kimliklerini ve değerlerini korumak isteyen tüm insanları gerektiği gibi temsil etmek, onların gönüllerini ve güçlerini birleştirmek ve özellikle her alanda fırsat eşitliği başta olmak üzere Almanya’daki göç kökenliler ve sosyal açıdan mağdur olan kesimler dahil herkesin meşru haklarını siyasi daha samimi savunmak ve talep etmek için yola çıkmış bir partiyiz.

*Almanya’da yeni kurulan hükümeti ve politikalarını nasıl buluyorsunuz?

H. YILDIZ: Nitekim Almanya’da yeni kurulan hükümeti oluşturan partiler ve politikaları malum. Hükümetteki en güçlü parti olan SPD daha önce de hükümet ortağıydı ve siyasi icraatında kayda değer bir değişiklik yok. Yeşiller ve FDP partilerine gelince, her iki parti de bir önceki dönem Türkiye düşmanlığının başını çektiler. Bu konudaki duruşları değişmeyecektir. Göç kökenli vatandaşlar için spesifik ve önemli değişiklikler olmayacaktır. Diğer siyasi talepleri süreç içinde değerlendirmek gerekecektir.

*Pandemi dönemi sürecinde uygulanan politikalara, kapatma, aşı ve alınan diğer tedbirlere bakışınız nedir? Süreçte mağdur olanlara yapılan destek ve yardımları yeterli buluyor musunuz?

H. YILDIZ: Pandemi dönemi sürecinde uygulanan politikalar özellikle önceki hükümet döneminde tam bir enkazdı. Planlama, koordinasyon, alınan kararlar ve gerekli önlemlerin doğru ve zamanlıca uygulaması oldukça amatörceydi ve bedeli ağır oldu. Gerek insanların hayatına gerekse ekonomiye ciddi zararlar verildi. Aşı konusu oldukça hassas bir konu. Elbette ki bazı risk grupları için aşı kaçınılmaz olabilir. Ancak 5 yaşından itibaren herkesin aşılanması gerektiği ve hatta herkese aşı zorunluluğu getirilmesi ile ilgili hükümetin gittikçe artan siyasi talepleri tartışmaya açık bir konudur. Nitekim uzman olan kişilerin çeşitli görüşleri, bireysel hak ve özgürlükler gibi konular, ilaç sanayi ve lobisinin baskısı altında es geçilmemelidir. Maalesef ana akım medya kuruluşları aşı konusu dahil birçok konuda bağımsız yayın yapmamaktadırlar ve kasıtlı olarak birçok insanda kaygı ve korku duyguları uyandırmaktadırlar. Bu gidişat toplumsal ruh sağlığı açısından oldukça kaygı verici bir gelişmedir.

Pandemi sürecinde mağdur olanlara yapılan destek ve yardımlar özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde yeterli olmamıştır ve bundan dolayı birçok işletme kapanmış veya kapanma ile karşı karşıyadır.

*Partinizin Hamburg ve çevresinde teşkilatlanması var mı, bu bölgede hiç seçime katıldınız mı? Beklediğiniz İlgi ve desteği bulabildiniz mi?

H. YILDIZ: Partimizin Hamburg eyaletinde 2011‘den beri eyalet yönetimi mevcuttur. Hamburg‘da partimiz iki defa eyalet ve yerel seçimlere katıldı, ancak daha önce de belirttiğim nedenlerden dolayı istenilen sonuçları alamamıştır. Demografik süreç lehimize işlemektedir, ancak gerekli şartların oluşması biraz daha zaman alacaktır.

 *Partinizin Türk siyasetine bakışı be Türkiye ile ilişkileri nasıl?

H. YILDIZ: Partimiz üye dokusu itibariyle Türkiye siyasetini yakından takip etmektedir ve Türkiye’ye bakış açısı ve yaklaşımı tüm mevcut diğer partilerden farklı olarak ileri derecede müspettir. Bu demek değildir ki, bazı yapılan hataları görmüyor ve bunlara değinmiyoruz. Elbette yapıcı bir şekilde gerekli mercilere kaygı ve önerilerimizi bildiriyor ve gelişmeleri titizlikle takip ediyoruz. Ancak bir Alman partisi olan BIG partisinin, diğer mevcut Alman partilerinden farklı olarak, tek taraflı ve tarafgir olmasını, Türkiye’nin iç işlerine karışmasını doğru ve etik bulmayız. Biz kendimizi siyasi misyonumuz gereği hem Türkler arası hem de Türkler ve diğer milletler ve Almanlar arası bir köprü olarak görmekteyiz.

*Son olarak buradan oylarına talip olduğunuz seçmene vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

H. YILDIZ: Artık daha akıllı, daha stratejik, daha nitelikli bir duruş göstermemiz, ortak akıl ve irade ile müspet hareket etmemiz gerekmektedir. İçinde yaşadığımız toplumu da kapsayan projelerle ortak bir siyasi irade ortaya koymalıyız. Ve her şeyden önce aramızda herhangi bir ayrım yapmadan, birbirimizi ötekileştirmeyip, birbirimizi kucaklamamız şarttır. Ancak birlik olursak güçlü oluruz; bölünürsek gücümüz azalır ve bizi mağdur etmek isteyen veya bize düşmanlık yapanlar sevinir. Avrupa’da yaşayan insanımız artık bizi temsil etmeyen partilere oyunu teslim etmemeli. Bir atasözümüzle tabir edecek olursam: “Kurda, ensen neden kalın?” diye sormuşlar, “Kendi işimi kendim görürüm de ondan” demiş. Siyasi alanda oylarımızla baskı unsuru olabildiğimiz ve rekabet edebildiğimiz kadar güçlü olabiliriz, ciddiye alınırız; yoksa kendimizi herhangi bir yere dahil ederek ve etkimizin ölçülebilir olmadığı zaman değil. Artık biz de büyük düşünelim, etken olalım, edilgen değil. BIG Partisi gibi kendimizden olan bir partiyi hem oylarımızla hem de bizzat görev alarak destekleyelim, yaşadığımız ülkede artık söz sahibi olalım.

Röportaj: Bekir TANRIKULU

Yorumlar (0)
26
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Aşı sizce zorunlu olmalı mı olmamalı mı?
Namaz Vakti 17 Mayıs 2022
İmsak 03:46
Güneş 05:22
Öğle 12:40
İkindi 16:29
Akşam 19:48
Yatsı 21:18
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü