Berlin’de kameraların karşısına çıkan Merz, “Göç politikası Almanya’yı ilgilendirir. Bunun nasıl şekilleneceğine de biz karar veririz. Tavsiyelere ya da uyarılara ihtiyacımız yok” dedi. Almanya’nın hükümet değişikliği sonrası doğru bir rota izlediğini belirten Şansölye, sürecin tamamen ülkenin ve Avrupa’nın kendi iradesiyle yürütüldüğünü vurguladı.
Merz, Avrupa genelinde hazırlıkları süren ortak iltica ve göç politikasına da dikkat çekerek, bu sürecin dış baskılara kapalı olduğunu ifade etti: “Avrupa kendi politikalarını kendi gücüyle belirleyecek.”
ABD’nin talimatının ayrıntıları
Washington yönetimi, son dönemde Avrupa, Kanada ve Avustralya’daki büyükelçiliklerine gönderdiği diplomatik notlarda, kitlesel göçü ve göçmen kökenli bireylerle ilişkilendirilen suçları Batı dünyasında “ciddi bir sorun” olarak değerlendirdi. Notlarda, bu gelişmelerin kamu güvenliği ve toplumsal uyumu tehdit ettiği ileri sürülerek, elçiliklerden ev sahibi ülkeleri daha sert göç politikalarına yönlendirmeleri istendi.
Belgelerde, hükümetlerin vatandaşlarını “yerinden edilme, cinsel saldırılar ve hukuk düzeninin zayıflaması gibi olumsuz sosyal sonuçlara” karşı koruyacak adımlar atması gerektiği vurgulandı.
Washington’ın bu tavrı, özellikle Almanya’da iç işlerine müdahale tartışmalarını yeniden gündeme getirirken, Merz’in çıkışı diplomatik tansiyonu yükseltti.


