Kanada'da düzenlenen G7 Liderler Zirvesi’nin ardından Alman kamu yayıncısı ZDF’ye konuşan Merz, İran rejiminin küresel bir tehdit oluşturduğunu ifade ederek, İsrail’in bu tehdide karşı verdiği askeri yanıtı savundu. Röportaj sırasında gazetecinin “İsraillilerin bu kirli işi yapması çok da cazip değil mi?” sorusuna Merz, “Size bu ‘kirli işler’ kavramı için minnettarım. Bu, İsrail’in hepimiz için yaptığı kirli bir iş,” yanıtını verdi.

Merz, İran’ın Hizbullah ve Hamas aracılığıyla dünya genelinde terör faaliyetlerine destek verdiğini, Almanya’nın da bu durumdan doğrudan etkilendiğini savundu. Ayrıca İran’ın Rusya’ya insansız hava araçları (SİHA) tedarik ettiğini hatırlatan Merz, “Evet, İsrail’in orada yaptığı kirli işlerdir. İsrail ordusunun ve siyasi liderliğinin bu cesareti göstermesine büyük saygı duyuyorum. Aksi takdirde bu terörü yıllarca izlemek zorunda kalabilirdik, belki de nükleer silaha sahip bir rejimle karşı karşıya olurduk,” dedi.

İsrail’den Teşekkür, İran’dan Nota

Açıklamanın ardından İsrail Dışişleri Bakanlığı ile Berlin Büyükelçiliği, Merz’e teşekkür mesajları yayınladı. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, Merz’in açıklamaları ve fotoğrafı “ahlaki duruş” olarak takdim edildi.

Öte yandan İran yönetimi, açıklamaları "saldırgan ve sorumsuz" olarak nitelendirerek Almanya’nın Tahran Büyükelçisi Markus Potzel’ı Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve nota verdi. İran basını ise Merz’in sözlerinin “Batı’nın İsrail’e verdiği desteği açıkça gösterdiğini” yazdı.

Berlin’de Eski Polis Sahte İlanlarla Büyük Vurgun Yaptı
Berlin’de Eski Polis Sahte İlanlarla Büyük Vurgun Yaptı
İçeriği Görüntüle

Alman Siyasetinde Eleştiri Yağmuru

Mayıs ayında başbakanlık görevine başlayan Friedrich Merz, İsrail’e verdiği bu açık destek nedeniyle ülke içinde de ağır eleştirilere maruz kaldı. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD), muhalefetteki Yeşiller ve Sol Parti’den tepkiler art arda geldi.

SPD Dış Politika Sözcüsü Adis Ahmetovic, Merz’in açıklamalarının, İsrail-İran geriliminde son derece hassas bir dönemde yapıldığını ve tansiyonu düşürmesi gereken bir liderin aksine hareket ettiğini söyledi. SPD milletvekili Ralf Stegner ise Merz’in sözlerini “endişe verici” olarak nitelendirdi.

Yeşiller Partisi Dış Politika Sözcüsü Deborah Düring, Merz’in ifadelerini “utanç verici” olarak tanımlarken, “Sivillerin öldüğü bir çatışmada kullanılan bu dil, son derece tehlikeli” dedi.

Sol Parti Eş Başkanı Jan Aken, “İnsanlar öldürülüyor ve Merz buna ‘kirli iş’ diyor. Bu, savaş mağdurlarıyla alay etmektir,” sözleriyle sert tepki gösterdi. Parti milletvekili Sören Pellmann ise “Bu açıklama Almanya’nın uluslararası itibarını zedeliyor” ifadelerini kullandı.

Merz: ‘Ezici Çoğunluk Destekliyor’

Çarşamba günü düzenlenen bir basın toplantısında gelen eleştirilere yanıt veren Merz, sözlerinin “ezici bir çoğunluk tarafından desteklendiğini” savundu. Ancak bu iddiayı neye dayandırdığına ilişkin bir açıklama yapmadı.

Alman Basınında Sert Yorumlar

Almanya’nın önde gelen yayın organlarında Merz’in açıklamalarına sert eleştiriler yer aldı. Die Zeit gazetesi, Merz’in sözlerini “Bir başbakana yakışmıyor” diyerek değerlendirdi. Gazete, bu sözlerin sadece sivil kayıplarla alay etmekle kalmadığını, aynı zamanda çifte standart içerdiğini yazdı.

Gazetede, Almanya’nın 2024 yılı başında İran’a 241 milyon euro değerinde ihracat yaptığı, aynı dönem içinde 41 milyon euroluk ithalat gerçekleştirdiği hatırlatıldı ve Merz’in açıklamalarının bu ticari ilişkilerle çeliştiği vurgulandı.

Sonntagsblatt, “Kirli işler” ifadesinin başkalarına yaptırılan zalimce eylemleri tanımlamakta kullanıldığını belirterek, “Bir Alman başbakanın, sivillerin öldüğü bir saldırı için bu ifadeyi kullanması söylem sınırlarını aşmaktadır” yorumunu yaptı.

T-online ise Merz’i eski ABD Başkanı Donald Trump’a benzettiği yorumunda, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında uluslararası hukukun ihlal edildiğine dikkat çekti. Yorumda, Merz’in bu söyleminin Ukrayna savaşında Rusya lideri Vladimir Putin’in işine yarayabileceği öne sürüldü.

Politika Değişikliğinin Sinyali mi?

Merz’in açıklamaları, Almanya’nın dış politikada geleneksel çizgisinden sapıp sapmadığı yönünde yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. CDU’lu eski Başbakan Angela Merkel ve SPD’li halefi Olaf Scholz, dış politikada çoğunlukla temkinli bir üslup benimsemiş, çatışmalarda barışçıl çözüm ve uluslararası hukuk vurgusunu öne çıkarmıştı.

Almanya, Ukrayna savaşının ardından Rusya’ya sert yaptırımlar uygulayarak Moskova’nın uluslararası hukuku ihlal ettiğini açıklamıştı. Bugünse, Alman hukukçular ve dış politika uzmanları, İsrail ile tarihsel sorumluluğun önemli olduğuna dikkat çekerken, Netanyahu hükümetinin tartışmalı askeri hamlelerinin kayıtsız şartsız desteklenmemesi gerektiğini vurguluyor.

Merz’in sözleri, bu gelenekten bir sapma olarak değerlendirilirken, Almanya’nın uluslararası arenadaki imajı ve politik duruşunun da sorgulanmasına neden oldu.

MANSETDE