Ailenin adı özellikle eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin iddialar sonrasında yeniden gündeme geldi.
Kaya'nın AK Parti'deki görevlerinden istifa etmesi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın malvarlığına yönelik tedbir talebinde bulunması, tartışmayı siyasi polemik olmaktan çıkararak adli soruşturma boyutuna taşıdı. Ancak soruşturma devam ettiği için, iddiaların kesinleşmiş bir suç veya yolsuzluk olarak sunulması hukuken mümkün değil.
Sayan ailesi kim?
Sayan ailesinin kamuoyunda en fazla bilinen isimlerinden biri Fatma Betül Sayan Kaya.
TBMM kayıtlarına göre Kaya; elektrik-elektronik mühendisi ve tıp doktoru. AK Parti İstanbul teşkilatlarında görev yaptıktan sonra 2015'te partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'na girdi, genel başkan yardımcılığı yaptı ve 2015 seçimlerinin ardından İstanbul milletvekili seçildi. 2016-2018 arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevini yürüttü.
Ailenin diğer öne çıkan isimleri ise farklı devlet kurumlarında görev aldı.
Ömer Fatih Sayan, telekomünikasyon ve teknoloji bürokrasisinde görev yaptı. Kendi resmi özgeçmişine göre Temmuz 2018'den bu yana Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyor.
Ayşe Hilal Sayan Koytak ise diplomasi alanında kariyer yaptı. Başbakanlık ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndaki görevlerinin ardından Kuveyt Büyükelçiliği yaptı; Dışişleri Bakanlığı'nda Bilgi Teknolojileri ve Bilim-Teknoloji Politikaları genel müdürlüklerinde bulundu. Dışişleri Bakanlığı'nın güncel Helsinki Büyükelçiliği sayfasında ise Helsinki Büyükelçisi olarak yer alıyor.
Ailenin bir diğer üyesi Nazmiye Sümeyye Sayan ise geçmişte AK Parti grubundan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. İBB'nin 2015 faaliyet raporunda adı belediye meclisi üyeleri arasında bulunuyor.
Dolayısıyla ailenin faaliyet alanı yıllar içerisinde siyaset, sosyal politikalar, telekomünikasyon, teknoloji, diplomasi ve yerel yönetim gibi farklı alanlara yayıldı.
CHP ile bağlantıları ne?
Sayan ailesinin CHP'li olduğu yönünde bir veri bulunmuyor.
Aksine, kamuya açık resmi kayıtlarda ailenin siyasi kariyerinin ağırlıklı olarak AK Parti üzerinden ilerlediği görülüyor.
CHP'nin Sayan ailesiyle bağlantısı ise özellikle İBB'deki eski burs ve belediye uygulamalarına ilişkin eleştiriler üzerinden gündeme geldi.
Bu nedenle “Sayan ailesi ile CHP'nin yolsuzluk ilişkisi” şeklinde bir anlatım mevcut verilerle örtüşmüyor.
Burada iki farklı konuyu birbirinden ayırmak gerekiyor:
Birincisi: AK Parti dönemindeki İBB uygulamalarına ilişkin eleştiriler.
İkincisi: 2026'da Özata Denizcilik hisseleri nedeniyle yürütülen sermaye piyasası soruşturması.
İkinci dosya CHP tarafından yürütülen bir soruşturma değil; sermaye piyasası düzenleyicileri ve adli makamların yürüttüğü bir süreç.
İBB bursu dosyası
Fatma Betül Sayan Kaya'nın adı daha önce de İBB kaynaklarından aldığı yurtdışı eğitim bursu nedeniyle gündeme gelmişti.
Kamuoyuna yansıyan kayıtlara göre Kaya'nın İBB iştiraki İSBAK'ta çalıştığı dönemde ABD'deki eğitimi için yaklaşık 85 bin 791 dolar tutarında burs aldığı belirtildi.
Konu, İBB yönetiminin CHP'ye geçmesinin ardından yeniden tartışma konusu oldu. 2026'da TBMM'deki bir konuşmada CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da 85.791 dolarlık burs rakamını gündeme getirdi.
Ancak burada kritik hukuki ayrıntı şu:
Burs konusunda geçmişte inceleme ve soruşturma süreçleri yürütülmüş olsa da dosyanın hukuki sonucunu “kesinleşmiş yolsuzluk” şeklinde ifade etmek doğru değil.
Dolayısıyla gazetecilik dilinde “burs yolsuzluğu” yerine “burs tartışması”, “burs hakkında yürütülen inceleme” veya “burs iddiaları” ifadelerinin kullanılması daha doğru.
Kardeş Sayan'ın belediye ihaleleri de tartışma konusu olmuştu
Sayan ailesiyle ilgili geçmişte gündeme gelen ikinci başlık ise Nazmiye Sümeyye Sayan'ın şirketinin belediyelerden aldığı ihaleler oldu.
Dönemin basınında yer alan haberlere göre Sayan'ın sahibi ve yöneticisi olduğu DİGİMED Eğitim Danışmanlık ve Medya Hizmetleri adlı şirket, 2015 ve 2016 yıllarında Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden çeşitli hizmet alımları aldı.
T24'ün aktardığı bilgilere göre şirketin aldığı işler arasında psikolojik destek hizmetleri de bulunuyordu ve söz konusu dönemde şirketin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı üç ihalenin toplam tutarının yaklaşık 1 milyon 30 bin TL olduğu ileri sürüldü.
Tartışmanın önemli noktası ise Sayan'ın aynı dönemde İBB Meclis Üyesi olmasıydı.
Konuyla ilgili haberlerde, Sayan'ın şirketinin iş aldığı belediyenin bütçesine ilişkin İBB Meclisi'ndeki oylamalara katılması da eleştiri konusu yapıldı.
Ancak bu dosyada da dikkat edilmesi gereken nokta aynı:
Bir ihalenin alınmış olması tek başına yolsuzluk veya suç anlamına gelmez.
İhalenin hukuka aykırı olup olmadığı, çıkar çatışması bulunup bulunmadığı veya kamu zararının oluşup oluşmadığı ancak somut soruşturma ve yargı kararlarıyla ortaya konulabilir.
2026: Sayan ailesini yeniden gündeme taşıyan Özata Denizcilik dosyası
Bugünkü tartışmanın merkezinde ise Özata Denizcilik hisseleri bulunuyor.
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin açıklamalarına göre Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, 2026 yılında Özata Denizcilik hisselerinde yüksek miktarlı alım-satım gerçekleştirdi.
Emre'nin iddiasına göre:
- Fatma Betül Sayan Kaya yaklaşık 63,36 milyon TL tutarında yatırım yaptı.
- Yaklaşık 250 bin hisse aldığı öne sürüldü.
- Bu hisselerin yaklaşık 255 TL seviyelerinden alındığı iddia edildi.
- Eylül ayında yaklaşık 4.482 TL seviyesinden satıldığı ileri sürüldü.
- Kaya'nın yaklaşık 1,344 milyar TL çektiği iddia edildi.
Eşi İlyas Kaya için ise yaklaşık 99,7 milyon TL'lik yatırım ve yaklaşık 826 milyon TL'lik çıkış olduğu öne sürüldü.
Bu rakamlar Zeynel Emre'nin kamuoyuna açıkladığı iddialardır. Bunların tamamının kesinleşmiş kazanç veya hukuka aykırı işlem olduğu sonucuna varmak için soruşturmanın sonuçlanması gerekiyor.
Kaya istifa etti
İddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti'deki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.
Kaya açıklamasında, soruşturmanın sağlıklı ve bağımsız yürütülebilmesi amacıyla siyasi sorumluluk aldığını belirtti.
Kaya'nın açıklamasında dikkat çeken nokta, iddiaları ayrıntılı şekilde yanıtlamak yerine soruşturma sürecinin bağımsız yürütülmesi için görevlerinden ayrıldığını bildirmesi oldu.
Böylece Kaya'nın siyasi kariyerinde önemli bir kırılma yaşandı.
Savcılık da devreye girdi
Dosyanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın attığı adım oldu.
Başsavcılığın, Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve aile fertlerinin malvarlıkları hakkında tedbir uygulanmasını talep ettiği bildirildi.
Talep kapsamında malvarlığının devri, para transferleri, menkul kıymetler ve taşınmazların yanı sıra tapu, gemi ve uçak kayıtlarının incelenmesi gibi tedbirlerin gündeme geldiği aktarıldı.
Burada da hukuk açısından önemli bir ayrım bulunuyor:
Malvarlığına tedbir uygulanması veya bunun talep edilmesi, kişinin suçlu bulunduğu anlamına gelmez.
Bu tür tedbirler soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi ve olası malvarlığı hareketlerinin kontrol altında tutulması amacıyla uygulanabilir.
SPK'nın soruşturmasında Sayan Kaya'nın adı var mı?
Dosyanın dikkat çeken ayrıntılarından biri de burada.
Sermaye Piyasası Kurulu'nun Özata Denizcilik işlemleri kapsamında bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve işlem yasakları uyguladığı bildirildi.
Ancak kamuoyuna açıklanan SPK'nın 11 kişilik suç duyurusu listesinde Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın isimleri bulunmuyor.
Bu nedenle “SPK, Sayan Kaya hakkında suç duyurusunda bulundu” şeklindeki bir haber başlığı mevcut bilgiler açısından doğru olmaz.
Sayan Kaya ve eşine ilişkin gelişme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü süreç ve malvarlığına yönelik tedbir talebi üzerinden ilerliyor.
Özata Denizcilik'in kendisi neden soruşturmanın merkezinde?
Özata Denizcilik hisselerindeki sert fiyat hareketleri, sermaye piyasalarındaki daha geniş soruşturma dalgasının bir parçası olarak inceleniyor.
Şirket yöneticileriyle ilgili de adli süreç başlatıldı. Özata Denizcilik'in yöneticileri Özdemir Ataseven ve Gökhan Ataseven'in tutuklandığı haberleştirildi.
Ayrıca şirket yönetiminde görev yapan bazı isimlerin soruşturma öncesindeki pozisyonları da kamuoyunda tartışılıyor.
Bu gelişmeler, Özata Denizcilik işlemlerinin yalnızca bireysel yatırımcıların alım-satımından ibaret olmadığını; şirket yönetimi, fonlar, yatırım işlemleri ve sermaye piyasası düzenlemeleri açısından daha geniş bir soruşturma dosyasının parçası olduğunu gösteriyor.
Peki ortada “yolsuzluk” var mı?
Gazetecilik açısından bu sorunun yanıtı şu aşamada dikkatli verilmek zorunda.
Şu anda kamuoyunda üç farklı dosya bulunuyor:
1. İBB bursu
Fatma Betül Sayan Kaya'nın İBB kaynaklarından aldığı yurtdışı eğitim bursu nedeniyle geçmişte tartışma ve incelemeler yaşandı.
2. Belediye ihaleleri
Nazmiye Sümeyye Sayan'ın şirketinin Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden aldığı ihaleler geçmişte haber ve siyasi tartışma konusu oldu.
3. Özata Denizcilik hisseleri
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın yüksek tutarlı hisse işlemleri yaptıkları yönündeki iddialar sonrasında siyasi istifa ve adli soruşturma süreci başladı.
Ancak bu üç başlığın hiçbirini tek bir “Sayan ailesi yolsuzluk dosyası” şeklinde birleştirmek hukuken doğru olmaz.
Her dosyanın farklı kişileri, farklı dönemleri ve farklı hukuki statüleri var.
Asıl soru: Kamu görevi ile özel ekonomik ilişkiler arasında bağlantı var mı?
Soruşturmanın kamuoyu açısından en önemli boyutu burada ortaya çıkıyor.
Fatma Betül Sayan Kaya'nın siyasi geçmişi, Ömer Fatih Sayan'ın teknoloji ve ulaştırma bürokrasisindeki görevi, Ayşe Hilal Sayan Koytak'ın diplomatik kariyeri ve Nazmiye Sümeyye Sayan'ın yerel siyasetteki geçmişi birlikte değerlendirildiğinde, aynı aileden birden fazla kişinin uzun yıllar kamu görevlerinde bulunması dikkat çekiyor.
Ancak aynı aileden birden fazla kişinin kamu görevinde bulunması tek başına nepotizm veya suç kanıtı değildir.
Asıl araştırılması gerekenler;
- Kamu görevlerinin hangi usulle verildiği,
- İhalelerde çıkar çatışması bulunup bulunmadığı,
- Kamu görevi ile özel ticari faaliyetler arasında bağlantı olup olmadığı,
- Sermaye piyasası işlemlerinde kamuya açık olmayan bilgi kullanılıp kullanılmadığı,
- İşlemlerde piyasa manipülasyonu bulunup bulunmadığı,
- Paranın kaynağı ve finansmanının nasıl oluştuğu,
- Kamu zararının meydana gelip gelmediği
sorularıdır.
Bu soruların yanıtı ise devam eden soruşturma ve varsa yargı kararlarıyla netleşecek.
SONUÇ: Sayan ailesi dosyasında üç ayrı dönem, üç ayrı tartışma
Sayan ailesi bugün yeniden Türkiye gündeminde. Ancak dosyanın sağlıklı okunabilmesi için siyasi polemik ile hukuki gerçeklerin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Geçmişte: İBB bursu ve belediye ihaleleri tartışıldı.
Bugün: Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemleri soruşturma konusu oldu.
Siyasi sonuç: Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti'deki görevlerinden ayrıldı.
Adli sonuç: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın malvarlığına yönelik tedbir talebi gündeme geldi.
Fakat soruşturma tamamlanmadan “Sayan ailesi yolsuzluk yaptı” şeklinde kesin hüküm kurmak yerine, hangi işlemin hangi kişi tarafından yapıldığı ve hangi dosyada hangi hukuki kararın verildiği üzerinden ilerlemek gazetecilik açısından daha doğru olacaktır.
Dosyanın bundan sonraki kritik aşaması, savcılık soruşturmasının sonunda Kaya çifti hakkında somut olarak hangi suçlamaların yöneltileceği ve mahkeme sürecinde bu iddiaların kanıtlanıp kanıtlanmayacağı olacak.





