HAMBURG

Saadet Partisi Hamburg 10. Yıl Buluşması: Türkiye ve Dünyaya Dair Kritik Değerlendirmeler”

Avrupa’daki Türkiye kökenli seçmenlerin siyasi gündemini yakından takip eden Saadet Partisi Avrupa Teşkilatı, Hamburg’da düzenlediği 10. yıl buluşmasıyla hem örgütlenme çalışmalarını masaya yatırdı hem de katılımcıların merak ettiği kritik sorulara yanıt verdi.

Yeni dünya düzeninden Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’e, ekonomik bağımsızlıktan Kürt meselesine kadar uzanan geniş bir başlık yelpazesinde önemli değerlendirmeler yapıldı. Program, teşkilatın Avrupa’daki konumunu güçlendiren çalışmaları ve bölgedeki Müslüman toplumun ihtiyaçlarına yönelik politik perspektifiyle dikkat çekti.

Program; Hamburg Bölge Başkanı Salih Demirci, Saadet Partisi Avrupa Başkanı S. Samet Temel ve İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya’nın konuşmalarıyla şekillenirken, katılımcıların soruları da detaylı şekilde yanıtlandı.

Hamburg’da 10. Yıl Kutlaması: “Emek ve fedakârlığın eseri”

Programın açılışında konuşan Hamburg Bölge Başkanı Salih Demirci, teşkilatın 10 yıldır sürdürdüğü çalışmalara değindi.
Demirci, Hamburg’da gerçekleştirilen sosyal, kültürel ve toplumsal faaliyetlerin gönüllülük esasıyla yürütüldüğünü belirterek, programa destek verenlere teşekkür etti. Avrupa Başkanı ve Milletvekili’nin katılımının kendileri için değerli olduğunu vurguladı.

“Avrupa’da teşkilatlanma güçleniyor”

Açılışın ardından söz alan Saadet Partisi Avrupa Başkanı S. Samet Temel, Avrupa genelinde yürütülen teşkilatlanma sürecinin geldiği noktayı anlattı.
Temel, Milli Görüş hareketinin Avrupa’da güçlü bir yapılanma sergilediğini belirterek:
• Hamburg teşkilatının 10 yıldır örnek bir çalışma yürüttüğünü,
• Avrupa’daki gençliğin ve Müslüman toplumun örgütlü yapılara ihtiyaç duyduğunu,
• Saadet’in ahlak ve adalet çizgisinin Avrupa’daki Müslümanlara güven verdiğini

ifade etti. Temel, Hamburg teşkilatını başarılarından dolayı tebrik etti.

Milletvekili Mustafa Kaya’dan “Yeni dünya düzeni” değerlendirmesi

Programın en kapsamlı konuşmasını yapan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, dünya düzeni, dış politika, ekonomi ve Türkiye’nin bölgesel rolü üzerine geniş kapsamlı bir analiz sundu.

Kaya konuşmasında şunları kaydetti:

“Mevcut dünya düzeni adalet üretmiyor”

Kaya, dünyada 1 milyara yakın insanın temiz suya ulaşamadığını, savaş ve sömürü düzeninin Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar milyonları etkilediğini söyledi.
Mevcut küresel düzenin insanlığa barış ve huzur getirmediğini belirterek:

“Hak merkezli yeni bir dünya düzenine ihtiyaç var.” dedi.

Dünya ticaretinin damarları

Milletvekili Kaya; İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Süveyş, Babülmendep ve Malakka gibi küresel ticaret noktalarının önemine dikkat çekerek:
• Akdeniz’in dünya su yüzeyinin sadece %1’i olmasına rağmen
dünya ticaretinin üçte birine ev sahipliği yaptığını,
• Bu alanlarda Türkiye’nin kritik bir konuma sahip olduğunu,
• Doğru yönetimle Türkiye’nin daha etkin bir rol üstlenebileceğini vurguladı.

Kıbrıs ve Doğu Akdeniz

Kaya, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının uluslararası siyasetin merkezinde bulunduğunu hatırlatarak:
• Kıbrıs’ın stratejik konumunun Türkiye için hayati önemde olduğunu,
• 1974 Barış Harekâtı’nın hem hukuki hem askeri açıdan zorunlu olduğunu,
• KKTC’nin tanınması yönündeki mücadelenin sürmesi gerektiğini dile getirdi.

Ekonomik bağımsızlık vurgusu

Kaya’nın konuşmasındaki bir diğer önemli başlık ekonomik bağımsızlıktı:

“Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülkenin siyasi bağımsızlığı da olamaz.”

diyerek, dış ticaret dengesi ve üretim kapasitesinin dış politikayı belirlediğini ifade etti.

“8 milyar insan için adil sistem” Kaya, dünyada 8 milyar insanın yaşadığını ve insanlığın adil bir düzenle nefes alabileceğini dile getirerek Saadet’in adalet merkezli vizyonunun bu noktada önemli olduğunu belirtti.

Soru–Cevap: Kürt meselesi ve Kıbrıs gündeme geldi

Programın son bölümünde katılımcılar tarafından iki temel konuda sorular yöneltildi.

Kürt Sorunu

Katılımcıların Türkiye’de toplumsal sorunlar hakkında yönelttiği soru üzerine Milletvekili Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı:
• “Bu mesele Türklerle Kürtler arasındaki dördüncü büyük imtihandır.”
• İlk üç tarihî sınavın başarıyla aşıldığını,

• Bugünkü sorunun adının ister “terör”, ister “Kürt meselesi”, ister “bölgesel sorun” olsun,
mutlaka çözüme kavuşturulması gerektiğini,
• Saadet olarak çözümden ve huzur ortamının sağlanmasından yana olduklarını

belirtti.

Kaya, cevap boyunca herhangi bir kişi veya süreç üzerinden polemik üretmeyerek, meselenin barışı tesis edecek adımlar ile çözülebileceğini vurguladı.
Milletvekili Mustafa Kaya, daha önce farklı bir platformda yaptığı açıklamalarda da Kürt sorunu konusunda çözümden yana olduklarını, Saadet Partisi’nin her dönem adalet, kardeşlik ve demokratik yöntemleri savunduğunu özellikle vurgulamıştı.
PKK’nin kendini fehsetme süreciyle ilgili değerlendirmesinde, Türkler ile Kürtler arasındaki ilişkinin tarihsel dayanışma temeline dayandığını vurguladı. Kaya, “Bu süreç, iki halk arasındaki dördüncü büyük imtihan” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, PKK’nin kendini feshetmesi ve bundan sonraki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rûdaw’a konuşan Kaya, Türkler ile Kürtler arasındaki ilişkilerin tarihi seyrine dikkat çekerek, iki halkın birlikte hareket ettiği üç dönüm noktasına işaret etti.
Kaya, “Birinci imtihan 1071 Malazgirt’tir. Sultan Alparslan’ın ordusunda Kürt aşiretlerin askerleri de vardı. Anadolu topraklarının vatan edinilmesinde Türkler ve Kürtler birlikte hareket etti. Bu birinci imtihandır ve başarıyla verilmiştir” dedi.
İkinci dönemi 16. yüzyıl olarak tanımlayan Kaya, “1516-17 yıllarında önemli bir şahsiyet olan İdris-i Bitlisi, bölgedeki Kürt aşiretlerin iradesini Bab-ı Ali’ye bağladı. Bu da siyasi gerekçelerle oluşmuş önemli bir süreçtir” ifadelerini kullandı.
Üçüncüsünü ise Abdülhamid dönemindeki Hamidiye Alayları'na bağlayan Kaya, “Osmanlı'nın zayıfladığı o dönemde de Türkler ve Kürtler bu coğrafyayı birlikte ayakta tutmuştur” ifadelerini kullandı.
PKK’nin silahlı varlığına son vermesi kararına değinen Kaya, sürecin başarıyla yürütülmesinin sadece Türkiye’deki değil, Irak, Suriye ve diğer coğrafyalardaki Kürtler için de büyük önem taşıyacağını vurguladı.
Kürtlerin bu bölgenin “kadim bir halkı” olduğunu ifade eden Mustafa Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türk ve Kürt kardeşliği bu coğrafyada vücut bulursa ve aradan terör çıkarılırsa, bu bölge sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan çok daha büyük mesafeler kat edecektir."

Kıbrıs sorusu

Diğer bir soru, Kıbrıs’ın uluslararası konumu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler üzerine geldi.
Kaya, Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik bir güvenlik ve enerji merkezi olduğunu belirterek, bölgedeki jeopolitik önemin artmaya devam ettiğini söyledi.

Plaket takdimiyle program sona erdi

Gecenin sonunda, Saadet Partisi ve Milli Görüş hareketine uzun yıllardır hizmet eden gönüllülere plaket takdim edildi.
Teşkilat mensupları sahneye davet edilerek tek tek teşekkür edildi.