Son Dakika
TÜM HABERLER

Mehmet Yıldız, Sol Parti'den İstifa etti

Hamburg Eyalet Milletvekili Mehmet Yıldız ile bir önceki dönem Sol Parti’de Eyalet Milletvekili olan Martin Dolzer yaptıkları ortak açıklama ile Sol Parti’den ayrıldıklarını duyurdular. 2022 yılında Sol Parti Meclis grubundan istifa eden Yıldız, Eyalet Parlamentosunda bağımsız olarak çalışmalarını yürütüyor.

HAMBURG 10.01.2024, 14:18 10.01.2024, 14:37
Mehmet Yıldız, Sol Parti'den İstifa etti

İŞTE YILDIZ’ın ve DOLZER’in ortak Basın Açıklamaları

“DIE LINKE Partisi'nden ayrılmaya karar verdik"

DIE LINKE Partisi artık işçileri, çocukların, gençlerin, göçmenlerin ve ezilenlerin çıkarlarını hizmet etmek ve onları temsil etme amacında değil ayrıca bunu için bir çaba da sarf etmiyor. Demokratik-sosyalist bir toplum için mücadelesini bıraktı. Ne yazık ki parti, neoliberal ilişkilerin, sömürünün ve insanlık dışı bir savaş politikasının istikrarlı bir gücü haline gelmiştir. Bu yanlış politika olası bir üçüncü bir dünya savaşına zemin hazırlıyor ve bu kabul edilemez.

Partide gücü elinde bulunduran yöneticilerin büyük bir çoğunluğu uzun bir süredir barış hareketine, toplumsal, sosyal, sendikal ve direniş hareketlerine destek vermek yerine onların önünde engel olmuştur. Şu anda parlamento dışındaki sivil toplumla, göçmen örgütleriyle veya bireylerle ilişkiler genellikle pragmatik ve çıkar amaç odaklı bir şekilde devam etmektedir. Ancak bu süreçte, parti tarafından benimsenen açıkça belirtilmiş sosyal ve barış politikalarının, yani partinin Erfurter Programı'ndaki hedeflerin, her geçen gün daha az dikkate alındığı, sorgulanır hale geldiği ve etkisizleştiği gözlemlenmektedir.

Savaşlar ve neoliberal ekonomik politikalar ile mücadeleye karşı bir sosyalist parti - bir sol parti - şu görevlere sahiptir: “Egemenlere karşı bir sınıf mücadelesi yürütmek, işçilerin, kadınların, gençlerin, göçmenlerin ve barış hareketinin yanında durarak büyük şirketlere, silah endüstrisine ve federal hükümetin yıkıcı dış politikasına karşı durmak. Ayrıca, ifade özgürlüğünü korumak ve totaliter uyum baskılarına karşı gelmek. Bu, insan merkezli bir gelişim perspektifi sunma amacını içerir."

Enflasyon, birçok insanı ve küçük işletmeyi ekonomik krize sürükledi. Savaşlar sonucunda da zenginler daha çok zenginleşti.

"DIE LINKE maalesef bu sorunların bir parçası olmaktan ziyade, onlara kararlı bir şekilde karşı koymak yerine, açık bir muhalefet politikasını terk etmiştir. Parti ne yazık ki hükümetlere taviz, kariyerlerini ilerletmek için partiyi araç olarak gören birtakım insanların etkisine girmiştir. Kazanılan iş ve insan haklarını, uluslararası hukuku ve barışı kararlı bir şekilde savunmak yerine, bunlara karşı gitgide daha fazla taviz verilmektedir. Parti kaynaklarını dünya çapında, federal düzeyde, şehirlerde ve belediyelerde, işyerlerinde, okullarda ve üniversitelerde toplumsal gelişmeleri belirleyici bir şekilde sosyal eşitlik, dayanışma ve barış yönünde geliştirmek için yönünde değil, ağırlıklı olarak pozisyonları korumak ve kendi çıkarlarına hizmet eden insanların eline bırakıldı. Tabi bunu fark eden seçmenler sandıkta bunu cezasını verdiler.

Yönetim kurulu, parti bürokrasisi, federal ile eyalet düzeyindeki üst düzey yetkililer, partideki belirgin krize rağmen, kendi hatalarını anlamak ve düzeltmek konusunda bugüne kadar başarısız oldular. Burada, özellikle bazı kişiler tarafından, neoliberal burjuvazinin totaliter yorum iddiası ve görünüşte hatasızlık anlayışının - yani iktidar kibrinin - bilinçli bir şekilde taklit edildiği açıkça görülüyor. Bazı örnekler arasında şunlar yer alıyor: Hükümete katılımlarda kendi vurgularını yapmama; Anti-Hartz 4 protestolarında ve 2008 finans krizi protestoları sırasında sosyal kesintilere karşı muhalefette geri adım atma; Rusya ve Çin'e karşı düşmanlık oluşturma çabalarını destekleme; Rusya'ya yönelik yıkıcı

yaptırımları destekleme; Corona yardım paketleri ve (Monopol) sermaye lehine alınan önlemlere karşı eleştiri eksikliği; Ukrayna'nın silahlanması ve Alman ordusunun aşırı silahlanmasına karşı yetersiz eleştiri; Doğu'da gençlik çalışmalarına ve Batı'daki zayıf bölgelere yetersiz katılım; Hamburg'daki G20 zirvesinde demokratik olmayan G20'nin örgütlenme biçimine temel eleştiri yerine sivil haklara odaklanma; Parti kongre delegelerinin çoğunluğunun federal ve eyalet düzeyindeki ücretli bürokrasiye ait olması; Parti programının dışında uyumlu bir rotayı kabul etmeyen, parti üyelerine ve yetkililere karşı zorba bir tutum. Bu alanlarda yapılan hatalar hiç sorgulanmadı, düzeltilmedi.

Bunun yerine, Sarah Wagenknecht ve çevresi parti çöküşünden sorumlu tutuldu. Medya ve parti içinde kampanyalar yoluyla ona ve diğer partililere karşı bir kampanya yürütüldü. Bu şekilde düşünmeden hareket eden, dayanışmacı bir toplumun şekillendirilmesi için iyi bir örnek olamaz.

DIE LINKE partisinin Kasım ayının sonunda Avrupa Parti Kongresi, parti için "Aynen devam" anlamına gelen bir yönelişin işaretini verdi. Ancak, AB'nin neoliberal ve militarist, demokratik olmayan yapısını analiz etmeyen ve eleştirmeyen, aynı zamanda ABD liderliğindeki NATO'ya entegrasyonun ötesinde net bir barış politikası belirlemeyen bir seçim programı, sol (hadi sosyalist diyelim) bir program olarak nitelendirilemez. Kendini yok edici yaptırımları destekleyen ve savaşları meşrulaştırmak için düşmanlık yaratan bir yaklaşım, insanlık değerlerini hiçe sayar. Ana sanayileri, örneğin enerji şirketleri ve sağlık hizmetleri, kamusallaştırmaktan çekinen bir yaklaşım, sosyal eşitliği ve çevreyle iklimin korunmasını sağlama konusunda başarılı olamaz. Program, Ege Denizi'ndeki mültecilerin ölümüne karşı çıkarken, AB'nin agresif neokolonial politikasının, hammaddelerin sömürüsü, savaşlar ve askeri izolasyon konularında etkin rolünü cesurca eleştirmeyip alternatif bir çözüm sunamıyorsa, eksik ve geleceksizdir. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu için adaylık düşünenler arasında antikomünistler veya kendi tarihini feda edenler, bizim için uygun adaylar değildir.

Sadece parlamento veya hükümette temsil yoluyla, toplumsal çoğunluk olmadan demokratik sosyalizmi benimseyen bir toplumun kurulabileceği yanılsamasını paylaşmıyoruz.

Şu anki durumda savaş, ekonomik kriz, artan enflasyon ve sağcı güçlerin yükselişi ile birlikte işçiler, sendikalar, girişimciler, göçmenler, maddi olarak dezavantajlı ve baskı altındaki bireylerle birlikte protestolar düzenlemek ve barış ile sosyal eşitlik lehine kararlı bir politika geliştirmek önemlidir. Yalnızca parlamento üzerinden yapılan temsilcilik politikası veya toplumsal çoğunluğa sahip olmaksızın hükümete katılım, kapitalist bir toplumu çoğunluğun çıkarları doğrultusunda şekillendirebileceğimiz yanılgısına kapılmak, bugüne kadar hep bir çıkmaza yol açtı ve bu durum sürekli tekrarlanacaktır. Her sol parti, strateji oluşturmayı ve çalışma merkezini sadece parlamentoda değil, daha önceden geliştirilmiş bir toplum şekillendirme stratejisini genel toplumsal düzeyde uygulamak için aramalıdır.

Sosyalist bir bakış açısı ve bu vizyonun kararlı gelişimi ve güvenilir temsilinin, sağ popülist ve faşist güçlere karşı tek etkili karşı duruş olduğuna inanıyoruz. Ne yazık ki, DIE LINKE bu görevi artık yerine getiremiyor.

Toplum bir kriz anında, işyerlerinden eğitime, organizasyonlardan okullara ve üniversitelere, sanattan kültüre, mahallelerden belediyelere kadar tüm sosyal alanlarda köklü bir şekilde yerleşmiş güçlü bir sosyalist partinin gerekliliğini hisseder. Bu parti, insanlarla birlikte adaletsizlik ve savaşa karşı direniş örgütler, toplumu dayanışma içinde şekillendirir. Bu ise sadece belirli şehir merkezlerinde değil, her yerde gerçekleşmelidir.

Ancak, ne yazık ki, belirttiğimiz sebeplerden dolayı, bu tür bir politikayı sadece DIE LINKE partisinin dışında gerçekleştirebiliriz. Bu yeni başlangıcın yolunu açmak ve oluşturmak için bugün, 07.01.2024 tarihinde, birlikte partiden istifa ediyoruz.

Mehmet Yıldız – Hamburg Bağımsız Eyalet Milletvekili

Martin Dolzer - Müzisyen, Gazeteci ve eski Hamburg Eyalet Milletvekili

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Aşı sizce zorunlu olmalı mı olmamalı mı?
Namaz Vakti 28 Şubat 2024
İmsak 05:46
Güneş 07:05
Öğle 12:56
İkindi 16:06
Akşam 18:38
Yatsı 19:52
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 72
2. Fenerbahçe 27 70
3. Trabzonspor 27 46
4. Beşiktaş 27 46
5. Kasımpasa 27 39
6. Sivasspor 27 37
7. Başakşehir 27 36
8. Rizespor 27 36
9. Antalyaspor 27 35
10. Kayserispor 27 35
11. Samsunspor 27 33
12. A.Demirspor 27 32
13. Alanyaspor 27 30
14. Karagümrük 27 29
15. Ankaragücü 27 29
16. Hatayspor 27 29
17. Konyaspor 27 28
18. Gaziantep FK 27 28
19. Pendikspor 27 26
20. İstanbulspor 27 12
Takımlar O P
1. Eyüpspor 24 58
2. Göztepe 24 49
3. Kocaelispor 24 44
4. Bodrumspor 24 42
5. Sakaryaspor 24 40
6. Boluspor 24 39
7. Bandırmaspor 24 39
8. Ahlatçı Çorum FK 24 38
9. Gençlerbirliği 24 33
10. Erzurumspor 24 30
11. Keçiörengücü 24 30
12. Manisa FK 24 28
13. Ümraniye 24 27
14. Şanlıurfaspor 24 23
15. Tuzlaspor 24 23
16. Adanaspor 24 23
17. Altay 24 15
18. Giresunspor 24 7
Takımlar O P
1. Liverpool 26 60
2. M.City 26 59
3. Arsenal 26 58
4. Aston Villa 26 52
5. Tottenham 25 47
6. M. United 26 44
7. Brighton 26 39
8. West Ham United 26 39
9. Wolves 26 38
10. Newcastle 26 37
11. Chelsea 25 35
12. Fulham 26 32
13. Crystal Palace 26 28
14. Bournemouth 25 28
15. Everton 26 25
16. Brentford 26 25
17. Nottingham Forest 26 24
18. Luton Town 25 20
19. Burnley 26 13
20. Sheffield United 26 13
Takımlar O P
1. Real Madrid 26 65
2. Girona 26 59
3. Barcelona 26 57
4. Atletico Madrid 26 52
5. Athletic Bilbao 26 49
6. Real Betis 26 42
7. Real Sociedad 26 40
8. Las Palmas 26 36
9. Valencia 25 36
10. Getafe 26 34
11. Osasuna 26 33
12. Deportivo Alaves 26 29
13. Villarreal 26 29
14. Rayo Vallecano 26 25
15. Sevilla 26 24
16. Mallorca 26 24
17. Celta Vigo 26 21
18. Cadiz 26 18
19. Granada 25 14
20. Almeria 26 9
Günün Karikatürü Tümü