<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manşet Haber</title>
    <link>https://www.manset.de</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafsiz habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manset.de/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 03:35:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Baden-Württemberg’de seçim sürprizi: Yeşiller birinci, CDU az farkla ikinci]]></title>
      <link>https://www.manset.de/baden-wurttembergde-secim-surprizi-yesiller-birinci-cdu-az-farkla-ikinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/baden-wurttembergde-secim-surprizi-yesiller-birinci-cdu-az-farkla-ikinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da seçim yılı Baden-Württemberg eyaletinde yapılan oylamayla başladı. Sonuçlar, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) için beklenmedik bir tablo ortaya koydu. Eyalette Yeşiller Partisi, Cem Özdemir liderliğinde yüzde 30,2 oy alarak birinci olurken, CDU yüzde 29,7 ile ikinci sırada kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seçim öncesi anketlerde CDU’nun çift haneli farkla önde gösterilmesine rağmen Yeşiller’in az farkla da olsa seçimi kazanması Berlin’deki hükümet açısından sürpriz olarak değerlendirildi.</p>

<p>Sonuçların ardından konuşan Merz, seçim sonucunu “acı bir sonuç” olarak nitelendirdi. Hükümetin seçmen güvenini yeniden kazanması gerektiğini belirten Merz, Almanya’nın ekonomik zorluklardan çıkabilmesi için reformların hızlandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>Cem Özdemir eyalet başbakanlığına yakın</h3>

<p>Seçimden birinci çıkan Yeşiller’in adayı Cem Özdemir’in hükümet kurması halinde Almanya’da Türk kökenli ilk eyalet başbakanı olması bekleniyor. 60 yaşındaki Özdemir’in ailesi 1960’lı yıllarda Almanya’ya gelen işçi göçmenler arasında yer alıyor.</p>

<p>Özdemir seçim kampanyası sırasında CDU ile yaklaşık on yıldır süren koalisyonun devamından yana olduğunu açıklamıştı. Hükümeti kurması halinde Özdemir, yaklaşık 15 yıldır Baden-Württemberg’i yöneten ve siyasetten çekilmeye hazırlanan Yeşillerli Winfried Kretschmann’ın yerini alacak.</p>

<h3>AfD oylarını artırdı</h3>

<p>Seçimin dikkat çeken sonuçlarından biri de aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oylarını önemli ölçüde artırması oldu. Parti, özellikle eyaletin otomotiv sanayisinin güçlü olduğu bölgelerde yürüttüğü kampanya sayesinde oy oranını yaklaşık yüzde 19’a çıkardı.</p>

<p>Bu oran, AfD’nin beş yıl önceki seçimde elde ettiği sonucun neredeyse iki katına denk geliyor ve partinin Batı Almanya’daki en iyi sonuçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Ancak partinin hedeflediği yüzde 20 seviyesine ulaşamaması bazı yorumcular tarafından kısmi bir hayal kırıklığı olarak görüldü.</p>

<h3>SPD ağır kayıp yaşadı</h3>

<p>Seçimin en büyük kaybedeni ise Sosyal Demokrat Parti (SPD) oldu. Federal hükümette CDU ile koalisyon ortağı olan SPD, Baden-Württemberg’de yalnızca yüzde 5,5 oy alabildi.</p>

<p>SPD Eş Genel Başkanı ve Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil sonuçları “son derece acı bir gece” olarak değerlendirdi.</p>

<h3>Ekonomi ve enerji fiyatları belirleyici oldu</h3>

<p>Uzmanlara göre seçim sonuçlarında ekonomik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış etkili oldu. Özellikle İran ile yaşanan gerilim nedeniyle yükselen enerji maliyetlerinin Almanya ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor.</p>

<p>Öte yandan Merz’in siyasi söylemlerinin uzlaşı kültürüne önem veren seçmenler arasında zaman zaman tartışma yarattığı ve bunun da hükümetin popülerliğini etkilediği yorumları yapılıyor.</p>

<h3>Seçim yılı başladı</h3>

<p>Baden-Württemberg seçimi, Almanya’da bu yıl yapılacak beş eyalet seçiminden ilki oldu. Bir sonraki seçim 22 Mart’ta Rheinland-Pfalz eyaletinde gerçekleştirilecek. 1991’den bu yana Sosyal Demokrat Parti tarafından yönetilen eyalette son anketler CDU ile başa baş bir yarışa işaret ediyor.</p>

<p>Eylül ayında ise Berlin ve Doğu Almanya’daki iki eyalette seçim yapılacak. AfD bu seçimlerde ilk kez bir eyalette mutlak çoğunluk elde ederek başbakanlık kazanmayı hedefliyor.</p>

<p>Siyaset bilimci Albrecht von Lucke ise Baden-Württemberg sonucunu Merz hükümeti için “felaket” olarak nitelendirdi. Lucke, yılın başında gelen bu yenilginin hükümet üzerinde ciddi baskı oluşturacağını ifade etti.</p>

<hr />
<h2><strong>Überraschung bei der Landtagswahl in Baden-Württemberg: Grüne vor CDU</strong></h2>

<p>Mit der Landtagswahl in Baden-Württemberg hat das Wahljahr in Deutschland begonnen – und gleich für eine Überraschung gesorgt. Die Bündnis 90/Die Grünen gingen unter Führung von Cem Özdemir mit 30,2 Prozent als stärkste Kraft aus der Wahl hervor. Die Christlich Demokratische Union kam auf 29,7 Prozent und landete damit knapp auf Platz zwei.</p>

<p>Noch wenige Wochen zuvor hatten Umfragen die CDU deutlich vorn gesehen. Dass die Grünen nun mit einem knappen Vorsprung gewinnen konnten, wird in Berlin als unerwarteter Rückschlag für Bundeskanzler Friedrich Merz gewertet.</p>

<p>Merz bezeichnete das Ergebnis nach der Wahl als „bitter“. Die Bundesregierung müsse das Vertrauen der Wähler zurückgewinnen und Reformen beschleunigen, um die wirtschaftlichen Herausforderungen zu bewältigen, sagte er.</p>

<h3>Cem Özdemir vor historischem Schritt</h3>

<p>Sollten die Grünen eine Regierung bilden, könnte Cem Özdemir der erste Ministerpräsident Deutschlands mit türkischen Wurzeln werden. Der 60-Jährige stammt aus einer Familie von Gastarbeitern, die in den 1960er Jahren nach Deutschland kamen.</p>

<p>Im Wahlkampf hatte Özdemir signalisiert, die seit rund einem Jahrzehnt bestehende Koalition mit der CDU fortsetzen zu wollen. Sollte er das Amt übernehmen, würde er den langjährigen grünen Ministerpräsidenten Winfried Kretschmann ablösen, der nach rund 15 Jahren im Amt seinen Rückzug aus der Politik vorbereitet.</p>

<h3>AfD legt deutlich zu</h3>

<p>Zu den auffälligen Ergebnissen der Wahl zählt auch der Stimmenzuwachs der rechtspopulistischen Alternative für Deutschland (AfD). Die Partei steigerte ihren Stimmenanteil auf rund 19 Prozent.</p>

<p>Damit konnte die AfD ihr Ergebnis im Vergleich zur Wahl vor fünf Jahren nahezu verdoppeln – eines der besten Resultate der Partei in Westdeutschland. Dass die Marke von 20 Prozent verfehlt wurde, wird jedoch von einigen Beobachtern als Enttäuschung bewertet.</p>

<h3>SPD mit schweren Verlusten</h3>

<p>Der größte Verlierer der Wahl ist die Sozialdemokratische Partei Deutschlands. Die Partei, die auf Bundesebene Koalitionspartner der CDU ist, kam in Baden-Württemberg lediglich auf 5,5 Prozent.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SPD-Co-Vorsitzender und Vizekanzler Lars Klingbeil sprach von „einer äußerst bitteren Nacht“ für seine Partei.</p>

<h3>Wirtschaftliche Lage als Faktor</h3>

<p>Beobachter sehen wirtschaftliche Sorgen als einen wichtigen Einflussfaktor für das Wahlergebnis. Steigende Energiepreise – auch im Zusammenhang mit Spannungen im Nahen Osten – belasten die größte Volkswirtschaft Europas.</p>

<p>Zugleich wird diskutiert, dass der politische Stil von Kanzler Merz bei Wählern, die großen Wert auf Konsenspolitik legen, teilweise auf Kritik stößt.</p>

<p>Die Wahl in Baden-Württemberg war die erste von insgesamt fünf Landtagswahlen in Deutschland in diesem Jahr. Die nächste Abstimmung findet am 22. März im Bundesland Rheinland-Pfalz statt.</p>

<p>Im September folgen Wahlen in Berlin sowie in zwei ostdeutschen Bundesländern. Die AfD hofft dort erstmals die absolute Mehrheit in einem Bundesland zu erreichen und einen Ministerpräsidenten zu stellen.</p>

<p>Der Politikwissenschaftler Albrecht von Lucke bezeichnete das Ergebnis in Baden-Württemberg als „Desaster“ für die Regierung von Friedrich Merz und warnte vor wachsendem politischen Druck auf die Bundesregierung.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DEUTSCH, DÜNYA, GÜNDEM, POLİTİKA, SİYASET</category>
      <guid>https://www.manset.de/baden-wurttembergde-secim-surprizi-yesiller-birinci-cdu-az-farkla-ikinci</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2026/03/m-a-n-s-e-t-270.jpg" type="image/jpeg" length="14438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cem Özdemir Almanya’da bir ilke hazırlanıyor: Türkiye kökenli ilk eyalet başbakanı olabilir]]></title>
      <link>https://www.manset.de/cem-ozdemir-almanyada-bir-ilke-hazirlaniyor-turkiye-kokenli-ilk-eyalet-basbakani-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/cem-ozdemir-almanyada-bir-ilke-hazirlaniyor-turkiye-kokenli-ilk-eyalet-basbakani-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cem Özdemir, Almanya’nın güneybatısındaki Baden-Württemberg eyaletinde yapılan seçimlerin ardından başbakanlığa en yakın isim olarak öne çıktı. Koalisyon görüşmelerinin başarıyla sonuçlanması hâlinde Özdemir, Almanya tarihinde Türkiye kökenli ilk eyalet başbakanı olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi olmayan sonuçlara göre Alliance 90/The Greens (Yeşiller) oyların yüzde 30,2’sini alarak eyalette birinci parti oldu. Christian Democratic Union (CDU) yüzde 29,7 ile ikinci sırada yer alırken, Alternative for Germany (AfD) yüzde 18,8 oy aldı. Diğer partilerden Social Democratic Party of Germany (SPD) yüzde 5,5, Free Democratic Party (FDP) yüzde 4,4 ve The Left (Sol Parti) yine yüzde 4,4 oy elde etti.</p>

<p>İlk sonuçların açıklanmasının ardından CDU’nun eyalet başbakanı adayı Manuel Hagel, Yeşiller’i ve Özdemir’i tebrik etti. Özdemir ise partisinin seçim kutlamasında yaptığı konuşmada “Seçimi biz kazandık” diyerek zaferini ilan etti.</p>

<p>Seçim sonuçlarının ardından Özdemir’in CDU ile koalisyon görüşmelerine başlaması bekleniyor. Koalisyonun kurulması hâlinde Özdemir, Almanya’da eyalet düzeyinde hükümet başkanlığı görevini üstlenen <strong>ilk Türkiye kökenli siyasetçi</strong> olacak.</p>

<h2>“Anadolulu Swabyalı”</h2>

<p>60 yaşındaki Özdemir, Türkiye kökenine ve Baden-Württemberg’in Swabya bölgesine gönderme yaparak kendisini “Anadolulu Swabyalı” olarak tanımlıyor. Yeşillerli siyasetçi, sık sık dile getirilen “başarılı entegrasyon örneği” yorumlarına ise karşı çıkıyor ve Almanya’yı her zaman kendi evi olarak gördüğünü söylüyor.</p>

<p>2018 yılında AfD milletvekillerinin kendisine “evine dönmesi” yönünde çağrıda bulunması üzerine Özdemir parlamentoda yaptığı konuşmada, “Cumartesi günü evime gideceğim. Stuttgart’a uçup Bad Urach’a giden trene bineceğim. Orası benim Swabya’daki evim” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<h2>Mütevazı bir hayat hikâyesi</h2>

<p>Özdemir’in ailesi işçi kökenli. Babası uzun yıllar çeşitli fabrikalarda çalışırken annesi terzilik yaptı. Okul yıllarında zorlandığını anlatan Özdemir, ödevlerinde arkadaşları ve komşularından destek aldığını söylüyor. Daha sonra üniversitede pedagoji eğitimi aldı.</p>

<p>1981 yılında Yeşiller’e katılan Özdemir, 1994’te Alman Federal Parlamentosu’na girerek <strong>Almanya’da seçilen ilk Türkiye kökenli milletvekili</strong> oldu.</p>

<h2>Siyasette inişler ve dönüş</h2>

<p>Özdemir, parti içinde daha ılımlı kanatta yer alan isimlerden biri olarak görülüyor. Göç politikaları ve içten yanmalı motorlu araçların yasaklanması gibi konularda partisinin bazı politikalarına kıyasla daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor.</p>

<p>Siyasi kariyeri bir dönem, resmi gezilerden kazandığı uçuş mili puanlarını özel seyahatlerinde kullandığı ve bir halkla ilişkiler danışmanından borç aldığı yönündeki iddialar nedeniyle sarsıldı. Bu süreçte siyasete ara vererek bir süre ABD’de yaşadı. Daha sonra Avrupa Parlamentosu üzerinden siyasete geri döndü.</p>

<p>2008–2018 yılları arasında Yeşiller’in eş başkanlığını yürüten Özdemir, 2021 yılında Olaf Scholz hükümetinde tarım bakanı olarak görev aldı.</p>

<h2>Alman basınından değerlendirmeler</h2>

<p>Alman basını, seçim sonucunda Özdemir’in deneyiminin önemli rol oynadığını yazdı. Ludwigsburger Kreiszeitung gazetesi seçmenin istikrarlı yönetimi tercih ettiğini belirterek, iki aday arasında daha tecrübeli olan Özdemir’in öne çıktığını yorumladı.</p>

<p>Neue Osnabrücker Zeitung ise Özdemir’in kampanyasında kişisel profilini ön plana çıkardığını ve merkez seçmeni kazanmak için partisiyle arasına bilinçli bir mesafe koyduğunu yazdı.</p>

<p>Frankfurter Allgemeine Zeitung da CDU’nun Özdemir’i yeterince ciddiye almadığını belirterek, Yeşiller’in adayının muhafazakâr seçmenler arasında bile önemli bir popülerliğe sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Baden-Württemberg, Almanya’nın en zengin ve sanayileşmiş eyaletlerinden biri olarak biliniyor. Mercedes-Benz ve Porsche gibi dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinin merkezleri de bu eyalette bulunuyor.</p>

<hr />
<h1><strong>Cem Özdemir auf dem Weg zum ersten Ministerpräsidenten mit türkischen Wurzeln</strong></h1>

<p>Der Grünen-Politiker Cem Özdemir ist nach der Landtagswahl im Bundesland Baden-Württemberg der aussichtsreichste Kandidat für das Amt des Ministerpräsidenten. Sollte eine Koalition zustande kommen, wäre Özdemir der erste Regierungschef eines deutschen Bundeslandes mit türkischen Wurzeln.</p>

<p>Nach vorläufigen Ergebnissen erhielt Alliance 90/The Greens (Die Grünen) 30,2 Prozent der Stimmen und blieb damit stärkste Kraft. Die Christian Democratic Union (CDU) folgte mit 29,7 Prozent. Dahinter lag die Alternative for Germany (AfD) mit 18,8 Prozent. Weitere Ergebnisse: Social Democratic Party of Germany (SPD) 5,5 Prozent, Free Democratic Party (FDP) 4,4 Prozent und The Left ebenfalls 4,4 Prozent.</p>

<p>Nach Bekanntgabe der ersten Ergebnisse gratulierte CDU-Spitzenkandidat Manuel Hagel den Grünen und Özdemir. Dieser erklärte bei der Wahlfeier seiner Partei: „Wir haben die Wahl gewonnen.“</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beobachter gehen davon aus, dass Özdemir nun Koalitionsgespräche mit der CDU aufnehmen wird. Kommt eine Regierung zustande, könnte er als erster Politiker mit türkischer Herkunft Ministerpräsident eines deutschen Bundeslandes werden.</p>

<h2>„Anatolischer Schwabe“</h2>

<p>Der 60-jährige Politiker bezeichnet sich selbst gern als „anatolischen Schwaben“ – eine Anspielung auf seine türkischen Wurzeln und seine Herkunft aus der schwäbischen Region Baden-Württembergs. Die häufige Beschreibung seiner Biografie als „gelungene Integration“ weist Özdemir zurück und betont, Deutschland sei immer seine Heimat gewesen.</p>

<p>Als Abgeordnete der AfD ihn 2018 aufforderten, „in seine Heimat zurückzukehren“, entgegnete Özdemir im Bundestag, er werde am Wochenende tatsächlich nach Hause fahren: nach Stuttgart und von dort weiter nach Bad Urach – seinem Zuhause in Schwaben.</p>

<h2>Aufstieg aus einfachen Verhältnissen</h2>

<p>Özdemir wuchs in einer Arbeiterfamilie auf. Sein Vater arbeitete in verschiedenen Fabriken, seine Mutter war Schneiderin. In der Schule hatte er zunächst Schwierigkeiten, erhielt aber Unterstützung von Freunden und Nachbarn. Später studierte er Pädagogik.</p>

<p>1981 trat er den Grünen bei und zog 1994 als erster Abgeordneter mit türkischen Wurzeln in den Deutschen Bundestag ein.</p>

<h2>Politische Karriere mit Rückschlägen</h2>

<p>Innerhalb der Grünen gilt Özdemir als Vertreter eines moderateren Kurses. In Fragen der Migration oder beim Ausstieg aus Verbrennungsmotoren vertritt er teilweise konservativere Positionen als Teile seiner Partei.</p>

<p>Seine Karriere erlitt zwischenzeitlich einen Rückschlag wegen Vorwürfen, Bonusmeilen aus Dienstreisen privat genutzt und Geld von einem PR-Berater angenommen zu haben. Danach zog er sich zeitweise aus der Politik zurück und lebte in den USA, bevor er über das Europäische Parlament zurückkehrte.</p>

<p>Von 2008 bis 2018 war Özdemir Bundesvorsitzender der Grünen. Seit 2021 gehört er der Bundesregierung von Olaf Scholz als Bundesminister für Ernährung und Landwirtschaft an.</p>

<p>Baden-Württemberg zählt zu den wirtschaftsstärksten Regionen Deutschlands. Hier haben unter anderem die Automobilhersteller Mercedes-Benz und Porsche ihren Sitz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DEUTSCH, GENEL, GÜNDEM, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/cem-ozdemir-almanyada-bir-ilke-hazirlaniyor-turkiye-kokenli-ilk-eyalet-basbakani-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 20:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2026/03/m-a-n-s-e-t-266.jpg" type="image/jpeg" length="21285"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya’da Fuhuş Tartışması Alevlendi: CDU/CSU ‘Nordik Model’ ile Müşterilerin Cezalandırılmasını İstiyo]]></title>
      <link>https://www.manset.de/almanyada-fuhus-tartismasi-alevlendi-cducsu-nordik-model-ile-musterilerin-cezalandirilmasini-istiyo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/almanyada-fuhus-tartismasi-alevlendi-cducsu-nordik-model-ile-musterilerin-cezalandirilmasini-istiyo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da “Nordik Model” tartışması: CDU/CSU müşterilerin cezalandırılmasını istiyorAlmanya’da fuhuş politikası yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. Hristiyan Birlik partileri CDU/CSU’dan bazı siyasetçiler, seks satın almanın yasaklanmasını ve müşterilerin cezalandırılmasını öngören “Nordik Model”in ülkede uygulanması çağrısını yineledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Kadınlar Günü kapsamında konuşan CSU’lu hukuk politikası sözcüsü <strong>Susanne Hierl</strong>, Almanya’daki fuhuş sektöründe ciddi sorunlar bulunduğunu savundu. Hierl, <strong>RedaktionsNetzwerk Deutschland</strong>’a yaptığı açıklamada sektörde “kabul edilemez koşulların” yaygın olduğunu söyledi.</p>

<p>Hierl’e göre mevcut sistemde cinsel hizmet satın alan müşterilerin herhangi bir yaptırımla karşılaşmaması yanlış bir yaklaşım. CSU’lu siyasetçi, bu nedenle Almanya’da seks satın almanın yasaklanmasının denenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>CDU’dan da destek var</h3>

<p>Söz konusu öneriye CDU içinden de destek geliyor. Almanya Federal Meclis Başkanı <strong>Julia Klöckner</strong> ile Federal Sağlık Bakanı <strong>Nina Warken</strong>, daha önce yaptıkları açıklamalarda benzer bir düzenlemeye sıcak baktıklarını dile getirmişti.</p>

<p>Hierl, tartışmanın yalnızca yasaklarla sınırlı kalmaması gerektiğini de vurguladı. Politikacıya göre fuhuş yapan kişilere sektörden ayrılmaları için daha güçlü sosyal destek ve danışmanlık programları sunulmalı.</p>

<p>“Fuhuşu tamamen ortadan kaldırmak muhtemelen mümkün olmayacak. Ancak kadınlara çıkış yolları göstermeli ve başka şekillerde geçim sağlayabileceklerini ortaya koymalıyız” dedi.</p>

<h3>Nordik Model nedir?</h3>

<p>CDU/CSU’nun savunduğu “Nordik Model”, fuhuş yapan kişilerin değil, cinsel hizmet satın alan müşterilerin ve bu hizmetin aracılığını yapanların cezalandırılmasını öngörüyor. Model aynı zamanda fuhuş yapan kişilere sektörden ayrılmaları için kapsamlı sosyal destek programları sunulmasını da içeriyor.</p>

<p>Söz konusu yaklaşım hâlihazırda bazı Avrupa ülkelerinde, ayrıca Kanada ve İsrail’de uygulanıyor.</p>

<h3>Koalisyonda görüş ayrılığı</h3>

<p>Ancak bu modelin Almanya’da kısa vadede hayata geçirilmesi zor görünüyor. Çünkü koalisyon ortağı <strong>Almanya Sosyal Demokrat Partisi</strong> (SPD) bu yaklaşımı desteklemiyor. Bu nedenle seks satın alma yasağı mevcut koalisyon sözleşmesinde yer almıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna rağmen CDU/CSU içindeki bazı siyasetçiler, özellikle kadın hakları ve insan ticaretiyle mücadele çerçevesinde konunun yeniden siyasi gündeme alınması gerektiğini savunuyor.</p>

<hr />
<h2><strong>Prostitutionsdebatte in Deutschland: CDU/CSU fordert ‘Nordisches Modell’ und Strafen für Freie</strong></h2>

<h3><strong>Debatte um das „Nordische Modell“: CDU/CSU fordert Strafen für Freier</strong></h3>

<p>In Deutschland ist die Prostitutionspolitik erneut in den Mittelpunkt der politischen Debatte gerückt. Politikerinnen und Politiker der Unionsparteien CDU/CSU haben ihre Forderung bekräftigt, das sogenannte „Nordische Modell“ einzuführen, das den Kauf sexueller Dienstleistungen verbieten und Freier bestrafen würde.</p>

<p>Anlässlich des Internationalen Frauentags erklärte die rechtspolitische Sprecherin der CSU, <strong>Susanne Hierl</strong>, im Prostitutionssektor gebe es in Deutschland erhebliche Probleme. Gegenüber <strong>RedaktionsNetzwerk Deutschland</strong> sagte Hierl, in der Branche herrschten teilweise „nicht akzeptable Zustände“.</p>

<p>Nach Ansicht der CSU-Politikerin sei es problematisch, dass Kunden sexueller Dienstleistungen bislang ohne Konsequenzen blieben. Deshalb solle ein Verbot des Sexkaufs in Deutschland zumindest erprobt werden.</p>

<h3>Unterstützung auch aus der CDU</h3>

<p>Auch aus der CDU kommt Unterstützung für den Vorschlag. Die Präsidentin des Deutschen Bundestages <strong>Julia Klöckner</strong> sowie die Bundesgesundheitsministerin <strong>Nina Warken</strong> hatten sich bereits zuvor für eine ähnliche Regelung ausgesprochen.</p>

<p>Hierl betonte zudem, dass die Debatte nicht nur auf Verbote reduziert werden dürfe. Wichtig seien auch stärkere Hilfs- und Ausstiegsprogramme für Menschen, die in der Prostitution tätig sind.</p>

<p>„Prostitution werden wir vermutlich nie vollständig abschaffen können. Aber wir müssen Frauen Auswege anbieten und zeigen, dass sie ihren Lebensunterhalt auch auf andere Weise sichern können“, sagte sie.</p>

<h3>Was sieht das Nordische Modell vor?</h3>

<p>Das von der Union unterstützte „Nordische Modell“ sieht vor, nicht Prostituierte selbst zu bestrafen, sondern Freier sowie Personen, die die Prostitution organisieren oder vermitteln. Gleichzeitig umfasst das Modell umfangreiche Unterstützungsprogramme für Menschen, die aus der Prostitution aussteigen möchten.</p>

<p>Dieses Modell wird bereits in einigen europäischen Ländern sowie in Kanada und Israel angewendet.</p>

<h3>Uneinigkeit in der Koalition</h3>

<p>Kurzfristig gilt eine Einführung in Deutschland jedoch als unwahrscheinlich. Der Koalitionspartner <strong>Sozialdemokratische Partei Deutschlands</strong> (SPD) lehnt den Ansatz bislang ab. Entsprechend findet sich ein Verbot des Sexkaufs auch nicht im aktuellen Koalitionsvertrag.</p>

<p>Dennoch fordern einige Politikerinnen und Politiker aus CDU/CSU, die Debatte insbesondere im Zusammenhang mit Frauenrechten und der Bekämpfung von Menschenhandel erneut auf die politische Agenda zu setzen.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, DEUTSCH, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/almanyada-fuhus-tartismasi-alevlendi-cducsu-nordik-model-ile-musterilerin-cezalandirilmasini-istiyo</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2026/03/m-a-n-s-e-t-264.jpg" type="image/jpeg" length="38465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göçmen kökenli hukukçu Elif Eralp, 2026 eyalet seçimlerinde Sol Parti’nin başbakan adayı olacak.]]></title>
      <link>https://www.manset.de/gocmen-kokenli-hukukcu-elif-eralp-2026-eyalet-secimlerinde-sol-partinin-basbakan-adayi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/gocmen-kokenli-hukukcu-elif-eralp-2026-eyalet-secimlerinde-sol-partinin-basbakan-adayi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Berlin Sol Parti (Die Linke Berlin), 2026 yılında yapılacak Berlin Eyalet Meclisi seçimlerine hukukçu ve milletvekili Elif Eralp ile gitme kararı aldı. Parti yönetimi, 44 yaşındaki Eralp’ı oybirliğiyle başbakan adayı olarak belirledi. Adaylık, 15 Kasım’da yapılacak parti kongresinde resmen onaylanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sol Parti, Berlin Eyalet Parlamentosu’nda muhalefetin ikinci büyük partisi konumunda. Parti, geçtiğimiz Şubat ayında yapılan federal seçimlerde <strong>yaklaşık yüzde 20 oy alarak</strong> CDU, Yeşiller ve SPD’yi geride bırakmıştı. Son dönemde üye sayısını hızla artıran parti, resmi rakamlara göre <strong>16 bin 700 üyeye</strong> ulaştı. Parti kaynakları, Eralp’ın liderliğinde bu yükselişi sürdürerek 2026 seçimlerinde yönetimi devralmayı hedeflediklerini belirtiyor.</p>

<h3>Rakipler Netleşiyor</h3>

<p>Elif Eralp, <strong>20 Eylül 2026’daki seçimde</strong> mevcut Başbakan <strong>Kai Wegner</strong>’e rakip olacak. Wegner, Nisan 2023’ten bu yana CDU-SPD koalisyonunun desteğiyle görevini sürdürüyor. SPD’nin adayı olarak <strong>Hannover Bölge Başkanı Steffen Krach</strong>, Yeşiller’den ise <strong>mevcut grup başkanı Werner Graf</strong> öne çıkıyor. AfD’nin ise parti ve grup lideri <strong>Kristin Brinker</strong> ile yarışa girmesi bekleniyor.</p>

<h3>Göçmen Kökenli Bir Lider</h3>

<p>1981’de Münih’te, Türkiye’den Almanya’ya göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen <strong>Elif Eralp</strong>, Hamburg Üniversitesi’nde hukuk eğitimi aldı. 2010 yılında Berlin’e taşınarak Sol Parti’nin Federal Meclis grubunda <strong>hukuk danışmanı</strong> olarak görev yaptı. Eralp, 2021’den bu yana Berlin Eyalet Meclisi üyesi olarak aktif siyaset yürütüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti içinde uzun yıllardır görev alan Eralp, hem göçmen kökeni hem de parlamenter deneyimiyle Sol Parti’nin yenilenme sürecinde önemli bir figür olarak görülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/gocmen-kokenli-hukukcu-elif-eralp-2026-eyalet-secimlerinde-sol-partinin-basbakan-adayi-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Oct 2025 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/10/fdfsdfsdfds.jpg" type="image/jpeg" length="21804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SPD’den Aile Birleşimi ve İllegal Geri Göndermelere Karşı Net Tavır: “Anayasa’ya Sadık Kalınmalı”]]></title>
      <link>https://www.manset.de/spdden-aile-birlesimi-ve-illegal-geri-gondermelere-karsi-net-tavir-anayasaya-sadik-kalinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/spdden-aile-birlesimi-ve-illegal-geri-gondermelere-karsi-net-tavir-anayasaya-sadik-kalinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Demokrat Parti (SPD), CDU/CSU ile yapılan koalisyon uzlaşısına karşı önemli bir çıkış yaptı. Parti konferansında alınan karar doğrultusunda, SPD delegeleri parti yönetimi ve federal meclis grubuna çağrıda bulunarak, ikincil koruma statüsündeki mülteciler için aile birleşimi hakkının tamamen yeniden sağlanması yönünde aktif kampanya yürütülmesini istedi. Bu tutum, koalisyon ortağı CDU/CSU ile mutabakata varılan geçici düzenlemeye açık bir itiraz niteliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="264" data-start="163"><strong data-end="816" data-start="769">Federal Meclis'te Askıya Alma Kararı Alındı</strong></p>

<p data-end="1195" data-start="818">Geçtiğimiz Cuma günü Federal Meclis’te kabul edilen yasa uyarınca, ikincil koruma hakkına sahip kişiler için aile birleşimi uygulaması iki yıl süreyle askıya alındı. Koalisyon mutabakatına göre bu düzenleme süresinin dolmasının ardından yeniden uzatılması mümkün olmayacak. Önceki düzenlemede, bu statüdeki kişilere yönelik aile birleşimi ayda 1.000 kişiyle sınırlandırılmıştı.</p>

<p data-end="1512" data-start="1197">SPD, bu düzenlemeye karşı çıkarak, anayasal haklara vurgu yaptı. Parti tarafından yapılan açıklamada, “Anayasa, evlilik ve aileyi, köken ya da ikamet durumuna bakılmaksızın özel koruma altına almaktadır. Bu nedenle, iki yıllık sürenin sonunda aile birleşimi için herhangi bir kota sistemi uygulanmamalıdır” denildi.</p>

<p data-end="1555" data-start="1514"><strong data-end="1555" data-start="1514">İkinci Kriz Noktası: Geri Göndermeler</strong></p>

<p data-end="1995" data-start="1557">SPD’nin parti konferansında gündeme getirdiği bir diğer önemli konu ise Almanya’nın sığınmacı politikalarındaki uygulamalar oldu. Delegeler, “hukuka aykırı geri çevirmelerin derhal durdurulması” çağrısında bulundu. Bu çağrı, Berlin İdare Mahkemesi’nin Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in talimatıyla Somali'den gelen üç sığınmacının Almanya'ya kabul edilmemesi yönündeki uygulamayı hukuka aykırı bulmasıyla daha da önem kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p data-end="2207" data-start="1997">Parti yetkilileri, “Almanya, Avrupa ve kendi ulusal hukuk sistemine sadık kalmak zorundadır” açıklamasında bulunarak, sığınmacılara yönelik geri gönderme uygulamalarının hukuki temelden yoksun olduğunu savundu.</p>

<p data-end="2245" data-start="2209"><strong data-end="2245" data-start="2209">Sabit Sınır Kontrollerine de Ret</strong></p>

<p data-end="2610" data-start="2247">SPD, AB içinde serbest dolaşımı tehdit eden bir başka uygulamaya da net bir şekilde karşı çıkıyor. Parti konferansında alınan karar uyarınca, Almanya’nın Avrupa Birliği iç sınırlarında yürüttüğü kalıcı sabit sınır kontrollerine de son verilmesi isteniyor. Parti yönetimi ve parlamento grubu, bu kontrollerin kaldırılması için de kampanya yürüteceklerini bildirdi.</p>

<p data-end="2642" data-start="2612"><strong data-end="2642" data-start="2612">Politik Gerilim Tırmanıyor</strong></p>

<p data-end="2904" data-start="2644">Bu gelişmeler, koalisyon ortakları arasındaki siyasi gerilimin giderek arttığını ortaya koyuyor. CDU/CSU’nun daha katı sığınma ve göç politikalarına yönelik tavrı ile SPD’nin daha insani ve anayasa odaklı yaklaşımı, birçok temel konuda uzlaşmayı zorlaştırıyor.</p>

<p data-end="3227" data-start="2906">Özellikle aile birleşimi gibi hassas konularda iki tarafın yaklaşımı arasındaki farklar, önümüzdeki dönemde koalisyon içinde daha büyük çatlaklara yol açabilir. SPD’nin “evrensel insan hakları” ve “anayasal değerler” vurgusu, CDU/CSU’nun güvenlik merkezli ve sınırlayıcı önerileriyle ciddi bir çatışma zemini oluşturuyor.</p>

<p data-end="3378" data-start="3229">Almanya'nın göç ve iltica politikaları, hem iç siyaset hem de Avrupa Birliği bağlamında önemli tartışmalara sahne olmaya devam edecek gibi görünüyor.</p>

<p data-end="3378" data-start="3229"><span style="color:#ffffff"><span style="background-color:#c0392b">MANSET</span><span style="background-color:#ffffff">DE</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/spdden-aile-birlesimi-ve-illegal-geri-gondermelere-karsi-net-tavir-anayasaya-sadik-kalinmali</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Jun 2025 18:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/06/untitled-1fdfdsf.jpg" type="image/jpeg" length="42492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’daki Kürtler: Tarih Boyunca Bastırılan Kimlik, Bugünün Belirleyici Gücü]]></title>
      <link>https://www.manset.de/irandaki-kurtler-tarih-boyunca-bastirilan-kimlik-bugunun-belirleyici-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/irandaki-kurtler-tarih-boyunca-bastirilan-kimlik-bugunun-belirleyici-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu’nun Unutulan Gücü, Kürtler, son yüz yılda  dört ülkeye (İran, Irak, Türkiye, Suriye) dağılmış; kendi devletini kuramamış ama her zaman direnişiyle var olmuş bir halktır.
Bugün, İran ve İsrail arasındaki savaşta en stratejik halk Kürtlerdir. Yaklaşık 10 milyon Kürt İran topraklarında yaşıyor. Ve artık bir gerçeğin altı çiziliyor:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kürtler Her Zaman Hakkın Yanında Oldu: Selahaddin Eyyubi’den Günümüze Zulme Karşı Onurlu Bir Direniş</strong></p>

<p>Tarih boyunca Kürt halkı, güce değil hakka yaslanan, çıkar değil vicdanla hareket eden bir halk olmuştur. Bu ilkeli duruşun en büyük örneklerinden biri, hiç kuşkusuz Selahaddin Eyyubi’dir. Kudüs’ü fethettiğinde, karşısında yıllarca Haçlı işgaliyle yıkıma uğramış bir şehir ve karmaşa içinde bir halk vardı. Fakat Selahaddin, ne Yahudilere ne Hristiyanlara ne de Müslümanlara zulmetmedi. Aksine adaletli, insaflı ve hakkaniyetli yönetimiyle tüm dinlere saygı gösterdi. Onun bu tavrı, Kürt halkının yüzyıllardır taşıdığı adalet mirasının temelini oluşturmuştur.</p>

<p>Bu duruş, sadece tarihte kalmadı. Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasıyla birlikte yeni ulus-devletler kurulurken Kürtler, ayrışmadan çok birlikte yaşamanın yolunu aradı. Lozan görüşmelerinde, Kürtlerin temsilcileri çağrıldığı halde katılmak istemedi. Sebebi ise anlamlıydı: “Türklerle aynı devlette yaşamak istiyoruz, Türkler bizim temsilcimizdir,” denildi. Ne var ki bu iyi niyet yıllar içinde karşılıksız kaldı. Türkiye’de, İran’da, Irak’ta ve Suriye’de Kürt dili yasaklandı, kimlik inkâr edildi, kültür bastırıldı. Yani Kürtlere karşı en büyük adaletsizlikler, ironik bir şekilde kendilerini “İslam devleti” olarak tanıtan ülkeler tarafından yapıldı.</p>

<p>Özellikle Irak’ta Saddam Hüseyin rejimi, Kürtlere karşı kimyasal silah kullandı. Halepçe’de binlerce masum sivil katledildi. Buna rağmen Kürt halkı, ABD’nin çıkarları doğrultusunda hareket etmedi. Saddam zulmüne karşı direndi ama Amerika’yla birleşip Irak’ı işgal eden koalisyonun safında yer almadı. Oysa birçok İslam ülkesi, doğrudan ya da dolaylı yollarla Amerikan saldırılarına lojistik ve siyasi destek vermekte bir sakınca görmedi.</p>

<p>Suriye’de de benzer bir tablo ortaya çıktı. IŞİD’in barbar saldırılarına karşı ilk ciddi direniş, Kürt halkından geldi. Kobani’de kadınlı erkekli halk, sadece topraklarını değil insanlığı savundu. Yine çıkar gözetmeden, halkların onuru için mücadele ettiler. Bu süreçte de İslam ülkelerinin büyük kısmı sessiz kalırken, Kürtler tereddütsüz cephedeydi.</p>

<p>Bugün ise benzer bir senaryo İran’da yaşanıyor. İran ile İsrail arasında yaşanan savaşta Kürt halkı, yine tarafsız, ilkesel ve vicdani bir duruş sergiliyor. İsrail’in Filistin’e yaptığı zulüm Kürtlerin vicdanında asla kabul görmezken, İran’ın da Kürt halkına yıllardır uyguladığı baskılar göz ardı edilemez. Yani Kürt halkı ne İsrail’in safında yer almakta ne de İran’ın zulmünü meşrulaştırmaktadır. Bu savaşta da olduğu gibi Kürtler yine kendi halkının haklarını koruyacak, ama haktan ve adaletten yana durmayı sürdürecektir.</p>

<p>Kürtler fırsatçı değil, sabırlı ve sağduyulu bir halktır. Ne tarih boyunca çıkar ilişkilerine göre tavır aldılar ne de zulümden nemalandılar. Kimseye boyun eğmediler ama kimseyi de ezmediler. Bu halkın mücadelesi; var olmak, kimliğini korumak ve adalet içinde yaşamak içindir. Ve bu mücadele, Selahaddin Eyyubi’den bugüne bir onur meselesi olarak sürmektedir.</p>

<p></p>

<p>İran’da yıllardır kimliği inkâr edilen, dili yasaklanan ve siyasi temsiliyeti bastırılan Kürtler, bugün İsrail-İran savaşında yeniden kritik bir aktör olarak dünya gündeminde. Devrim sonrası süreçte idamlar, sürgünler, zorla asimilasyon politikaları ve ağır baskılarla sistematik olarak hedef alınan İran Kürtleri, şimdi İran rejimi için belki de en kırılgan noktaya dönüştü.</p>

<p>Savaşın kaderini etkileyecek düzeyde stratejik konumda olan Kürt bölgeleri, hem İran’ın iç güvenliği hem de dış saldırılara karşı savunma hattı açısından büyük önem taşıyor. Ancak yıllardır görmezden gelinen ve baskıyla sindirilmeye çalışılan Kürt halkı, bugün kimin yanında duracağıyla bu savaşın dengesini değiştirme potansiyeline sahip. İran’ın kendi vatandaşları olan Kürtlere yönelik yıllardır süren ayrımcı politikaları, bugün rejimi Kürtlere muhtaç hale getirmiş durumda.</p>

<p>Bu yeni denklemde Kürtlerin duruşu sadece savaşın değil, İran’ın geleceğinin de seyrini belirleyebilir.</p>

<p></p>

<p>“Eğer Kürtler İran’ın yanında yer alırsa İran kazanır. Eğer İsrail’in yanında yer alırsa İsrail kazanır.”</p>

<p><strong>İran’daki Kürt Nüfusu ve Coğrafya</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Nüfus: ~9–10 milyon<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Yaşadıkları Eyaletler: Kürdistan, Kirmanshah, İlam, Batı Azerbaycan<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Lehçeler: Kurmancî, Sorani, Goranî, Feylî<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İran’ın %10’una yakın nüfusu oluştururlar; sınır boyunca Türkiye, Irak ve Suriye Kürtleriyle sosyal bağ içindedirler.</p>

<p><strong>İran’da Kürtlere Yönelik Tarihsel Zulüm</strong></p>

<p><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; .Pehlevî Dönemi (1925–1979)</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kürtçe yasaktı; okullarda, medyada, siyasette yalnızca Farsça geçerliydi.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1946 Mahabad Kürt Cumhuriyeti sadece 11 ay dayanabildi. Sovyetler çekilince İran Şah’ı bastırdı.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Qazi Muhammed idam edildi.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kürtçe eğitim ve yönetim hakkı yok sayıldı.</p>

<p><img alt="Untitled 1 F D S F S-2" class="detail-photo img-fluid" src="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/06/untitled-1-f-d-s-f-s-2.jpg" / width="1258" height="729"></p>

<p><br />
<strong>. &nbsp;İslami Rejim Dönemi (1979–)</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1979 devriminden sonra da Kürtler “ayrılıkçı” ilan edildi.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1980’lerde binlerce Kürt idam edildi.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İran Kürtlerinin temsilcisi olan KDPI (İran Kürdistan Demokrat Partisi) liderleri yurtdışında suikastlarla öldürüldü.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;2022 Mahsa Amini olayları sonrasında İran Kürt bölgelerini insansız hava araçları ve füzelerle bombaladı.</p>

<p><br />
<strong>Kürtler Neden Kritik Güç?</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bugün İsrail ile İran arasındaki savaşta İran’ın doğrudan iç sınırlarında en geniş etnik azınlık Kürtlerdir.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kürtler İran’a destek olursa İran içeride istikrar kazanır.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ancak İran, Kürtleri yüzyıllar boyunca yok saydı:<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ana dillerini yasakladı<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Parlamentoda kimlik temsili vermedi<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Onları ayrılıkçı gibi gösterdi, cezalandırdı<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dini özgürlüklerini sınırladı (Sünni Kürtlere cami izni dahi verilmedi)</p>

<p><strong>Sonuç:</strong></p>

<p>İran, yıllarca zulmettiği Kürtlere bugün muhtaç hale geldi.<br />
Tanımadığı kimliği, yok saydığı halkı bugün savaşın kaderini belirleyebilir.</p>

<h1><strong>Tarihi Katliamlar ve Trajediler</strong></h1>

<p><strong>Ferzende Beg`in&nbsp;gözleri oyuldu</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Şeyh Said Ayaklanması sonrası Türkiye’den İran’a geçen Kürt direnişçisi Ferzende Beg, İran’da yakalandı ve cezaevine atıldı.&nbsp; &nbsp;İran istihbaratı tarafından cezaevinde gözleri oyuldu, işkenceyle öldürüldü.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İran, Kürt liderlerine “misafirlik” değil, işkence ve ölüm” sundu.</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; <strong>Şeyh Said’in Ailesi</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ayaklanma sonrası Şeyh Said’in çocukları İran’a sığınmak isterken İran sınırında yakalandı, bazıları İran’da öldürüldü.&nbsp; Bu olay, İran’ın Kürtlere sadece kendi çıkarına dost olduğunu bir kez daha gösterdi.</p>

<p>&nbsp; &nbsp;<strong> &nbsp; .Kürtler Ne Yapmalı?</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kürtler bugün bir ilki yapabilir:<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ne İran’a koşulsuz destek<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ne de İsrail’in oyuncağı olmak.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bölgesel tarafsızlık ve akıllı diplomasiyle:<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İran’da bir Kürt özerk bölgesi ilan edebilirler.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kendi kimlikleriyle tanınma ve resmi dil hakları kazanabilirler.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tarihi olarak yok sayılan halk, stratejik masaya oturabilir.</p>

<p><strong>&nbsp;. Kürtlerin Bağımsızlık Umudu ve Ortadoğu’daki Konumu</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bugün artık Kürtlerin kaderini başkaları değil, Kürtlerin tutumu belirleyecek.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İran’ın parçalanma ihtimali varsa, Kürtler bu denklemde başrol oynayabilir.<br />
“Kürtler ya tarihin öznesi olacak… ya da başkalarının savaşında figüran kalacak.”</p>

<p><strong>Son Söz</strong></p>

<p>İran, kendi eliyle bastırdığı, aşağıladığı, dilini yasakladığı bir halkın eline kaldı.<br />
Bu halk: Kürtler.</p>

<p><strong>Bugün Kürtler:</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dilerse barışın anahtarı…<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dilerse bağımsızlığın temeli…<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Dilerse İran’ın sonu olabilir.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>İran yıllara göre Kürt katliamı</strong></h2>

<h2></h2>

<p><strong>1. Pahlavi Dönemi (1946–1979)</strong>&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1946 Mahabad Cumhuriyeti sonrası: Cumhuriyetin çöküşüyle birlikte KDPI liderleri idam edildi; yaklaşık ~1.000 kişi hayatını kaybetti<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1967–1968 ayaklanması: Rejim bastırırken liderlerden 8’i idam edildi ve toplam &gt;40 kişi öldürüldü; en az 108 kişi öldü .</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2. İslam Cumhuriyeti (1979–günümüz)</strong></p>

<p><strong>A) 1979–1985 kitlesel infazlar</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1980–85 yılları arasında siyasi idam sayısı: 8.000–9.500 kişi<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;İlk iki yıl (1980–1981) yalnızca Kürdistan’daki isyanlar sırasında 1.200 Kürt siyasi mahkum infaz edildi<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;1979–82 Kürt isyanında hükümet kaynaklarına göre toplam 10.000 kişi, bunların içinde 1.200 infaz edilmeli&nbsp;</p>

<p><strong>B) 1988 siyasi infazlar (Cezaevleri katliamı)</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Tüm siyasi mahkumlar hedef alındı; tahminlerde 4.500–30.000 kişi arasında can kaybı var .<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kürt/etnik ayrım yapılamasa da, Kürt muhaliflerin ağır kayıp verdiği çoğul etnik baskı altındaydı.</p>

<p><strong>C) 1989–1996 KDPI isyanı</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Eylem sürecinde ve sonrası, hükümetin askeri operasyonlarıyla müdahaleler sonucu 168–503 kişi, çoğunlukla Kürt militanlar ve siviller öldü &nbsp;￼.<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ayrıca KDPI liderleri hedef alınarak suikast ve idamlarla bastırıldı (örneğin 1991’de 7 KDPI üyesi idam edildi)&nbsp;</p>

<p><strong>D) 2000 sonrası ve 2020’ler</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;2023 yılı: Hengaw verilerine göre en az 144 Kürt mahkum idam edildi&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;10 Ekim 2024 itibarıyla: KHRN, İran’da geçen yıl içinde en az 138 Kürt mahkumun öldüğünü raporladı (10 Ekim 2023–9 Ekim 2024)&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;2024 toplamı: Rudaw’a göre İran’da yaklaşık 909 idam gerçekleştirildi ve bunların %20’si Kürttü → bu da ~182 Kürt mahkumun idam edilmesi anlamına geliyor .</p>

<p><strong>E) Siyasi gözaltı ve şiddetli terör</strong><br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;Evin Cezaevi’nde kadın Kürt gazeteci ve aktivistlerin ölüm cezasıyla yargılandığı, işkence edildiği rapor edildi .<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;2022 sonrası protestolar sonucu:<br />
&nbsp;&nbsp; &nbsp;•&nbsp;&nbsp; &nbsp;BM verilerine göre 537 kişi öldürüldü, binlerce gözaltı yaşandı; bunların arasında Kürt aktivistler de var</p>

<p></p>

<p><strong>FERZENDE BEG İN HİKAYESİ</strong></p>

<p><em>İran devleti,1930 yılında yaralı olarak yakaladıkları Ferzende Beg'e Tahran’daki Qesri Qencer cezaevinde yıllarca işkence yapıp ,Zehirledikten sonra iki gözünü çıkartıp Eşi Besra xanımın eline verirler..</em></p>

<p>Ağrı isyanın Komutanlarından FERZENDE BEG’in Hikayesi</p>

<p>Annesi Asîye ve babası Süleymanê Ahmed’in oğlu olarak dünyaya geldi. Muş ve Malazgirte kaymakamlık yaparken Azadi hareketine katılır.Ve bu harekete katıldıktan sonra mal varlığını arsalarını dahı halka eşit bır şekilde dağıtır. Şeyh Said İsyanı‘na katılıp Malazgirt bölgesinde savaşır. İsyanın başarısızlığından sonra 150 adamlarıyla birlikte İran’a sığındı. İran hükûmeti silahsızlaştırılmasını istedi. Fakat Ferzende bunu reddedince iki taraf arasında çatışma yaşanır. Bu çatışmada Hasenanlı Halit‘in oğullarından Şemseddin, Ferzende’nin babası Süleymanê Ahmed, Kolağası Kerem Bey ve Abdülbaki gibi savaşçılar şehit düşerler. Ferzende bey de bu çatışmada yaralanır.Hayatta kalanlar ise Simko‘un (Şıkaki lideri İsmail Axa) yanına sığınırlar.</p>

<p>1927 yılında Türkiye’ye geri dönüp Ağrı ayaklanmalarına katıldı. Hemen hemen bütün muharebelere ve sabotaj eylemlerine katıldı. 1930 yılında Kürtlerin Taşburun saldırısı esnasında yaralandı ve Fars (İran) güvenlik kuvvetleri tarafından yakalandı.</p>

<p>Bir yandan, 1941 yılında Osman Sabri iki yıl önce Ferzende’nin Hoy‘daki hapishanede öldürülmüş olduğunu yazar. Öte yandan, Kör Hüseyin Paşa‘nın oğlu Nadir Süphandağ’ın ikinci eşi olup Tehran’da dört yıl Ferzende’nin eşi Besra Hanım ile birlikte yaşamış olan Zarife Hanım’a göre ise, kendisinin 1939 yılında Türkiye’ye geri dönmesinden dört yıl önce Ferzende Kasr-ı Kaçar Hapishanesinde zehirlenerek öldürülmüstür.İranlı yetkililer eşine Ferzende’ nin kendisi korkudan intihar ettiğini soylemişlerdir öldükten sonra dahi eşi uzerinde pisikolojik saldırıda bulunmuşlardır ta ki eşi bundan dolayi üzüntü ve kahirdan akli dengesini dahi kaybetmistir …<br />
Kanak : Osman Sebri, “Agirî”, Hawar<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; : Rohat Alakom, Hoybûn örgütü ve Ağrı ayaklanması.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; :Dengbej Reso yê Gopalan.</p>

<p><strong>ikinci bir idda&nbsp;</strong></p>

<p>Ferzende beg yaralı ele geçirilir ve kafilesiyle birlikte İran’a götürülür. Kendisi Tahran’daki Qesrî Qencer zindanına atılır.Eşi Besra Xanım ise Tahranda ev hapsinde tutulur.<br />
1939 yılına kadar Ferzende beg,tutulduğu hapiste işkence yapılır.Daha sonra verdikleri zehirle öldürülür.<br />
Eşinin ziyareti sırasında Ferzende beg öldü deyip oydukları gözlerini Besra Xanımın eline verirler.Besra xanım eşinin cenazesini Türkiye 'ye getirmek için İran devletine dilekçe yazıp yalvarmasına rağmen bu isteği reddedilir.</p>

<p>Ferzende Begi Tahran'da toprağa verir ve mezar taşına<strong> “MÊRÊ MÊRA ,FERZENDE BEGÊ HESENÎ “</strong><br />
yazdırır.</p>

<p>Abdullah Birisi</p>

<p><strong><span style="background-color:#e74c3c">ARAŞTIRMA ÖZEL HABER</span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="background-color:#c0392b">MANSET</span><span style="background-color:#2980b9">DE</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>AVRUPA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, HABERDE İNSAN, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/irandaki-kurtler-tarih-boyunca-bastirilan-kimlik-bugunun-belirleyici-gucu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Jun 2025 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/06/untitled-1dsda-2.jpg" type="image/jpeg" length="53966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmamoğlu'ndan Almanya'ya Eurofighter çağrısı]]></title>
      <link>https://www.manset.de/imamoglundan-almanyaya-eurofighter-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/imamoglundan-almanyaya-eurofighter-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İmamoğlu ''Hükümetler gelip geçicidir. Türkiye’nin ulusal çıkarları Erdoğan’dan da İmamoğlu’ndan da daha değerlidir,'' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Silivri'de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Almanya hükümetine seslenerek Türkiye'ye Eurofighter verilmemesi kararından geri dönülmesi çağrısında bulundu.</h2>

<p>İmamoğlu Almanya'da görevi devralmaya hazırlanan yeni hükümete seslendi ve "Erdoğan iktidarının sonu göründü. Türkiye’nin yeni iktidarı, Avrupa Birliğiyle ve Almanya dahil bütün müttefiklerimizle, karşılıklı menfaatlerimiz, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı demokrasi ilkeleri çerçevesinde çalışacaktır. Bizim iktidarımızda Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağına dair en ufak bir şüphemiz yoktur," dedi.</p>

<p>Tutuklu İBB Başkanı'nın mesajının tamamı şöyle: "Basından öğrendiğim kadarıyla, Silivri’ye hapsedilmemiz üzerine, Alman Hükümeti hava kuvvetlerimizin büyük ihtiyacı olan ve uzun zamandır beklediğimiz Eurofighter savaş uçağının Türkiye’ye satışını veto etmiş. Almanya’da görevi devralmaya hazırlanan yeni hükümete seslenmek istiyorum: Türkiye Erdoğan’dan ibaret değildir, Türkiye Erdoğan’dan büyüktür. Hükümetler gelip geçicidir. Türkiye’nin ulusal çıkarları Erdoğan’dan da İmamoğlu’ndan da daha değerlidir. Bu kararınızı geri almanızı istirham ediyorum. Erdoğan iktidarının sonu göründü. Türkiye’nin yeni iktidarı, Avrupa Birliğiyle ve Almanya dahil bütün müttefiklerimizle, karşılıklı menfaatlerimiz, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı demokrasi ilkeleri çerçevesinde çalışacaktır. Bizim iktidarımızda Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağına dair en ufak bir şüphemiz yoktur."</p>

<p>Alman Handelsblatt gazetesi, önümüzdeki günlerde iktidarı devredecek Sosyal Demokrat-Yeşiller hükümetinin, yaklaşık 30 Eurofighter savaş uçağının Türkiye'ye teslimatını durdurduğunu yazmıştı.</p>

<p>Almanya ile Türkiye arasındaki savunma sanayi işbirliği son dönemde siyasi gerilimlere sahne oluyor. Özellikle Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçaklarını satın alma talebi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratik gerileme konularındaki endişeler nedeniyle Almanya tarafından engellenmişti. Koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Yeşiller Partisi, bu satışa açıkça karşı çıkarken, özellikle gazetecilere ve muhalif siyasilere yönelik baskılar, Türkiye'ye yönelik silah satışlarını kısıtlayan politikalarda etkili olmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak son aylarda bu pürüzlerin aşıldığı ve uçakların teslim edileceği bildirmişti. İmamoğlu'nun tutuklanması ise bu süreci tersine döndürmüş görünüyor.</p>

<h5>KAYNAK/EURONEWS</h5></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ALMANYA, AVRUPA, GÜNDEM, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/imamoglundan-almanyaya-eurofighter-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Apr 2025 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/04/s-a-f-d-g-h-j-k-l.jpg" type="image/jpeg" length="15005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Milli markalarımıza ‘Boykot’ adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye’ye zarar vereceği aşikardır"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-milli-markalarimiza-boykot-adi-altinda-yapilmaya-calisilanlarin-turkiyeye-zarar-verecegi-asikardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-milli-markalarimiza-boykot-adi-altinda-yapilmaya-calisilanlarin-turkiyeye-zarar-verecegi-asikardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bizim üreticimiz, bizim çiftçimiz, bizim esnafımız. Milli markalarımıza ‘Boykot’ adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye’ye zarar vereceği aşikardır" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bizim üreticimiz, bizim çiftçimiz, bizim esnafımız. Milli markalarımıza ‘Boykot’ adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye’ye zarar vereceği aşikardır" dedi.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Yumaklı sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında, "Bizim üreticimiz, bizim çiftçimiz, bizim esnafımız. Milli markalarımıza ‘Boykot’ adı altında yapılmaya çalışılanların, Türkiye’ye zarar vereceği aşikardır. Kendi üreticimize, kendi esnafımıza sırtımızı dönmek, kendi emeğimizi baltalamaktır. Üretimin, istihdamın, milli ekonomimizin işleyen çarklarına çomak sokmaya çalışanlara karşı milletimiz gereken cevabı verecektir" ifadelerini kullandı.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-milli-markalarimiza-boykot-adi-altinda-yapilmaya-calisilanlarin-turkiyeye-zarar-verecegi-asikardir</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Apr 2025 00:20:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/03/m-a-n-s-s-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="80683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Üretim ve istihdam Türkiye’nin milli gücüdür"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-uretim-ve-istihdam-turkiyenin-milli-gucudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-uretim-ve-istihdam-turkiyenin-milli-gucudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Üretim ve istihdam Türkiye’nin milli gücüdür. Bu gücü kırmaya çalışmak, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamak Türkiye’nin ortak geleceğine zarar vermektir" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Üretim ve istihdam Türkiye’nin milli gücüdür. Bu gücü kırmaya çalışmak, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamak Türkiye’nin ortak geleceğine zarar vermektir" dedi.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Üretim ve istihdam Türkiye’nin milli gücüdür. Bu gücü kırmaya çalışmak, milli markaları boykot çağrılarıyla zayıflatmaya çabalamak Türkiye’nin ortak geleceğine zarar vermektir. Türk milleti, feraset ve basiret sahibidir. Milletimiz bu tür oyunlara gelmez. Milletimiz arasında ayrıştırıcı söylemler üretenler, yine ve daima kendileri kaybedecektir" ifadelerini kullandı.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-uretim-ve-istihdam-turkiyenin-milli-gucudur</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 23:50:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/04/agency/iha/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-uretim-ve-istihdam-turkiyenin-milli-gucudur.jpg" type="image/jpeg" length="83587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump yönetimi USIAD’ın tasfiye sürecini başlattı]]></title>
      <link>https://www.manset.de/trump-yonetimi-usiadin-tasfiye-surecini-baslatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/trump-yonetimi-usiadin-tasfiye-surecini-baslatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın tasfiye sürecini başlattı.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın tasfiye sürecini başlattı.
</p><p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Elon Musk’ın başında olduğu Hükümetin Verimliliği Departmanı’nın yürüttüğü maliyet düşürme operasyonu kapsamında ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın tasfiye sürecini başlattı.
</p><p>ABD basının adı açıklanmayan USAID yetkililerine dayandırdığı haberlerde, kaynakların binlerce yerel çalışan ile yurt dışında görevli ABD’li diplomat ve memurların işten çıkarılacağını doğruladığı ifade edildi. Yetkililerden biri, "Bu kesinlikle son kapanış. Ajansın iş gücünün tamamı tasfiye ediliyor" ifadelerini kullandı.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Geçtiğimiz cuma günü Kongre’ye iletilen bilgilendirme notunda, USAID’in neredeyse tüm personelinin eylül ayı sonuna kadar işten çıkarılacağı, tüm denizaşırı ofislerin kapatılacağı ve bazı görevlerin Dışişleri Bakanlığı’na devredileceği belirtildi. Bu hamle, ABD’nin 60 yılı aşkın süredir yürüttüğü küresel kalkınma yardım faaliyetlerinde dönüm noktası anlamına geliyor.
</p><p>Söz konusu tasfiye süreci ile ajansın tamamının "Reduction in Force" (RIF) prosedürü kapsamında kapatılmasının öngörüldüğü belirtildi.
</p><p>Trump ve Musk’tan sert eleştiriler
</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve Elon Musk’ın şubat ayında başlattığı reform planı doğrultusunda, USAID’ın tüm faaliyetlerinin Dışişleri Bakanlığı bünyesinde yeniden yapılandırılması hedefleniyor. Trump, herhangi bir kanıt sunmaksızın ajansı "dolandırıcılık dolu" ve "radikal solcular tarafından yönetilen" bir yapı olarak tanımlamış, Musk ise USAID’ı "suç örgütü" olarak nitelendirmişti.
</p><p>5 binden fazla kalkınma ve insani yardım programı askıya alındı
</p><p>USAID’in tasfiyesi kapsamında şimdiye kadar binlerce çalışan idari izne çıkarıldı, yüzlerce personelin sözleşmesi iptal edildi ve dünya genelinde 5 binden fazla kalkınma ve insani yardım programı askıya alındı. Bu durum, özellikle kriz bölgelerinde yardım faaliyetlerine ciddi darbe vurmuş durumda.
</p><p>Küresel yardım ağı çöküyor
</p><p>Kongre Araştırma Servisi’ne göre, USAID 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteriyor ve bütçesinin önemli bir kısmı insani yardım, sağlık, eğitim ve altyapı programlarına aktarılıyor. En çok yardım alan ülkeler arasında Ukrayna, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ürdün ve Gazze Şeridi gibi kriz bölgeleri yer alıyor.
</p><p>USAID’in insan kaynakları biriminin geçtiğimiz günlerde bölge ofisleriyle yaptığı bir telekonferans görüşmesinde, yerel olarak istihdam edilen 10 binden fazla yabancı çalışana ağustos ayında işten çıkarılma bildirimi gönderileceği aktarıldı. Aynı bildirimin, USAID adına yurtdışında görev yapan ABD’li diplomatlar ve devlet memurlarına da iletileceği ifade edildi.
</p><p>Basına sızan telekonferans görüşmesi, ajansın yurtdışı görev gücünün tamamının görevden alınacağını doğrularken, "Her pozisyon elendi; ajansın yüzde 100’ü ya tasfiye edildi ya da edilecek" ifadeleri yer aldı. Telekonferansta ayrıca, personelin, hak ettikleri tüm özlük haklarını alabilmeleri için sürece dikkatle yaklaşmaları gerektiği belirtildi.
</p><p>USAID çatısı altında yurt dışında görevli 600’den fazla ABD’li diplomat bulunduğu belirtilirken, toplam kamu görevlisi sayısına dair net bir veri paylaşılmadı. Bu personelin büyük kısmının görevine temmuz ayında son verilmesi bekleniyor.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/trump-yonetimi-usiadin-tasfiye-surecini-baslatti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 22:06:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="http://service.tebilisim.com/ajans/images/iha/2025-04-01/trump-yonetimi-usiadin-tasfiye-surecini-baslatti-20250401AW424505.jpg" type="image/jpeg" length="94217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babasının kabirlerini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.manset.de/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anne ve babasının kabirlerine ziyarette bulunarak dua etti.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anne ve babasının kabirlerine ziyarette bulunarak dua etti.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününde Karacaahmet Mezarlığı’na gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada annesi Tenzile Erdoğan ve babası Ahmet Erdoğan’ın kabirlerine ziyarette bulunarak dua etti.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.manset.de/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 21:54:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/04/agency/iha/cumhurbaskani-erdogan-anne-ve-babasinin-kabirlerini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="14937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Altun: "Türkiye artık vesayet odaklarının, küresel güçlerin arka bahçesi değildir"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/iletisim-baskani-altun-turkiye-artik-vesayet-odaklarinin-kuresel-guclerin-arka-bahcesi-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/iletisim-baskani-altun-turkiye-artik-vesayet-odaklarinin-kuresel-guclerin-arka-bahcesi-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Türkiye artık vesayet odaklarının, küresel güçlerin arka bahçesi değildir. Gücünü milli iradeden alan bir liderliğin öncülüğünde yoluna kararlılıkla devam etmektedir" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Türkiye artık vesayet odaklarının, küresel güçlerin arka bahçesi değildir. Gücünü milli iradeden alan bir liderliğin öncülüğünde yoluna kararlılıkla devam etmektedir" dedi.
</p><p>İletişim Başkanı Fahrettin Altun sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Ana muhalefet partisinde yaşanan iç çekişmeler ve bu süreçte kamuoyuna yansıyan iddialar dehşet vericidir. Ne yazık ki, bu kadar ciddi iddialar karşısında mahcubiyet duyması gerekenler, kamu vicdanına hesap vermek yerine, yalan ve iftira siyasetini sürdürmekte, ‘yavuz hırsız’ misali algı operasyonlarına başvurmaktadır" ifadelerini kullandı.
</p><p>"Bu söylemler sadece siyasi nezaketsizlik değil, aynı zamanda organize kötülüğün dışavurumudur"
</p><p>Organize küfür kampanyaları ile dine, Türk Halkının kutsalına ve Cumhurbaşkanına yönelik edep dışı söylemlerle toplumun huzurunun hedef alındığını söyleyen Altun, "Bu söylemler sadece siyasi nezaketsizlik değil, aynı zamanda organize kötülüğün dışavurumudur. Ana muhalefet kadrolarının sömürgeci zihniyeti çağrıştıran tutumlar içine girerek uluslararası odaklardan siyasi meşruiyet devşirme gayretleri ise ibret vericidir.  Ekonomik istikrarımıza yönelik tehditlerin ve yatırımcı güvenini zedelemeye dönük açıklamaların içerideki bazı çevreler eliyle dışarıya servis edilmesi, bir siyasi rekabetin ötesinde milli menfaatlerimize karşı sabotaj girişimidir. Kendilerini hâlâ vesayet Türkiye’sinin imtiyazlıları zanneden bu azgın azınlık bilmelidir ki Türkiye, birilerinin birtakım küresel güçlere sırtını dayayıp parmak sallayabileceği bir ülke değildir" açıklamasında bulundu.
</p><p>"Türkiye artık vesayet odaklarının, küresel güçlerin arka bahçesi değildir"
</p><p>Türkiye’nin küresel güçlerin arka bahçesi olmadığını vurgulayan Altun, "Türkiye artık vesayet odaklarının, küresel güçlerin arka bahçesi değildir. Gücünü milli iradeden alan bir liderliğin öncülüğünde yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Neredeyse on yıldır değiştiğini, geliştiğini, helalleştiğini iddia edenlerin Gezi kalkışmasından bugüne bir arpa boyu yol alamadığı ortaya çıkmıştır.  Sürekli kendini tekrar eden bir faşizan tavrı içinden bir türlü atamayan bu zihniyet, çirkin bir üslup eşliğinde mahalle baskısı oluşturmaya, kendileriyle aynı görüşü paylaşmayanları sindirmeye çalışmaktadır. Farklı görüşlere tahammül edemeyen, kendinden olmayanı yaftalayan, hatta tehdit eden bu faşizan anlayış, demokratik olgunlukla, birlikte yaşama kültürüyle asla bağdaşmaz" dedi.
</p><p>"Sektörün haklarını savunmaya devam edeceğiz"
</p><p>İletişim ekosisteminin güvenliğini sağlamak için atılan adımlarla birlikte sektörünü haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Altun, "İletişim ekosistemimizin güvenliğini sağlamak üzere attığımız her adımda sektörün haklarını savunmaya devam edeceğiz. Görüşünden ötürü birilerinin baskısıyla yer verilmedikleri her alanda biz olacak, onları yalnız bırakmayacağız. Bir kez daha gerçek yüzü ortaya çıkan kifayetsiz muhterislere şunu söylüyoruz bu ülkede artık bu faşist söylemlerinizin, bu ayrımcı tutumlarınızın, bu kışkırtıcı, ötekileştirici dilinizin bir siyasal karşılığı kalmamıştır" ifadelerini kaydetti.
</p><p>Siyasi rekabetin ilke ve vizyon ile yapılacağını, tehdit ve sindirme ile olmayacağını söyleyen Altun, şunları kaydetti:
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Siyasi rekabet, ilke ve vizyonla yapılır, tehdit ve sindirme ile değil.  Muhalif görüşlere sahip vatandaşlarımızın siyaset kurumuna yönelik talep ve beklentilerini, kendi şahsi çıkar hesaplarına adeta kurban eden, onların umutlarını bozuk para gibi harcayan müflis siyaset tüccarları ve onların kayığına binip sağa sola nizamat vermeye çalışan ‘kültürel hegemonya’ bekçileri, ortaya koydukları bu faşist yaklaşımın sonuçlarıyla yüzleştiklerinde ne kadar büyük bir yanlışın içine sürüklendiklerini anlayacaklardır. Türkiye kararlıdır, güçlüdür ve yoluna milletin iradesi ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devam etmektedir."
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/iletisim-baskani-altun-turkiye-artik-vesayet-odaklarinin-kuresel-guclerin-arka-bahcesi-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 21:31:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/03/m-a-n-s-s-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="24144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Azerbaycan’da]]></title>
      <link>https://www.manset.de/almanya-cumhurbaskani-steinmeier-azerbaycanda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/almanya-cumhurbaskani-steinmeier-azerbaycanda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye geldi.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Ermenistan ziyaretinin ardından resmi temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan’a geldi. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, başkent Bakü’deki Haydar Aliyev Uluslararası Havalimanı’nda, Azerbaycan Başbakan’ının Birinci Yardımcısı Yagub Eyyubov, Dışişleri Bakanı Yardımcısı Fariz Rzayev ve diğer yetkililer tarafından karşılandı.
</p><p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelecek olan Steinmeier’in temasları çerçevesinde, Almanya ve Azerbaycan arasındaki ortaklık ilişkilerinin daha da geliştirilmesi konularının yanı sıra, bölgesel sorunların ele alınması öngörülüyor.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, BAKÜ</category>
      <guid>https://www.manset.de/almanya-cumhurbaskani-steinmeier-azerbaycanda</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 21:07:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/04/agency/iha/almanya-cumhurbaskani-steinmeier-azerbaycanda.jpg" type="image/jpeg" length="51548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Çelik: "Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-geldigi-nokta-bir-siyasi-muhalefet-degil-turkiyeyi-topyekun-tehdit-etmektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-geldigi-nokta-bir-siyasi-muhalefet-degil-turkiyeyi-topyekun-tehdit-etmektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir" dedi.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geldiği nokta bir siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir. Özgür Özel, CHP’nin tüm dinamiklerini esir alarak, kurultayda kendi genel başkanlığını korumak için toplumsal ve ekonomik hayatı hedef almaktadır. Özgür Özel’in yeteneksiz siyasi performansı, siyasi tarihimizdeki en büyük ‘siyasi fanatizm’ ve ‘sosyal bölücülük’ olarak kayda geçmiştir" ifadelerini kullandı.
</p><p>Özgür Özel’in siyasi söyleminin fanatizm, tehdit, vatandaşları fişlemek olduğunu söyleyen Çelik, "Özgür Özel’in toplumsal hayatı bölmeye uğraşmak dışında bir muhalefet yeteneği olmadığı net şekilde görülmüştür. CHP’yi, bırakın sanal iktidar hayallerini, muhalefet yapma yeteneğinden bile yoksun bir hale düşürmüştür. Bütün siyasi söylemi siyasi fanatizm, tehdit, milli firmaları hedef almak, vatandaşlarımızı ’fişlemek’ ve sosyal bölücülükten ibarettir. Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir" dedi.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/ak-parti-sozcusu-celik-ozgur-ozelin-geldigi-nokta-bir-siyasi-muhalefet-degil-turkiyeyi-topyekun-tehdit-etmektir</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 20:18:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/03/m-a-n-s-s-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="50949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Almanya, "Karabağ" paylaşımı nedeniyle Azerbaycan’dan özür diledi]]></title>
      <link>https://www.manset.de/almanya-karabag-paylasimi-nedeniyle-azerbaycandan-ozur-diledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/almanya-karabag-paylasimi-nedeniyle-azerbaycandan-ozur-diledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya, Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’ın sosyal medya hesabında Karabağ’daki sözde Ermeni yönetiminin bayrağını paylaşması nedeniyle Azerbaycan’dan özür diledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya, Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’ın sosyal medya hesabında Karabağ’daki sözde Ermeni yönetiminin bayrağını paylaşması nedeniyle Azerbaycan’dan özür diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Azerbaycan ile Almanya arasındaki "bayrak" krizine ilişkin Almanya’dan açıklama geldi. Almanya Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Dörte Dinger, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in Ermenistan ziyareti sırasında sosyal medya hesabından Karabağ’daki eski sözde Ermeni yönetiminin bayrağını paylaşmasına ilişkin Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev’e mektup gönderdi.</p>

<p>Mektupta, paylaşımın Steinmeier’in sosyal medya hesabında kısa bir süre kaldığını ve hatanın fark edilmesinin ardından hemen silindiğini belirten Dinger, "Bu gönderi teknik bir hata nedeniyle yayınlandı. Bunun Almanya’nın Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne ilişkin iyi bilinen tutumuyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu hatadan dolayı çok üzgünüm. Söz konusu paylaşımın Azerbaycan’daki bazı kişiler arasında yanlış bir etki oluşturmasından dolayı içtenlikle özür dilerim. Cumhurbaşkanının yaklaşan ziyareti, Azerbaycan-Almanya ortaklığını güçlendirmeyi ve bölgedeki devam eden barış sürecini desteklemeyi amaçlamaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Paylaşımdan dolayı dün Almanya’nın Bakü Büyükelçisi Ralf Horlemann Bakanlığa çağrılmış, paylaşımın Azerbaycan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı siyasi bir provokasyon olduğu belirtilerek, Almanya’dan özür dilemesi istenmişti.</p>

<p>Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Ermenistan ziyaretini tamamlamasının ardından bugün akşam saatlerinde Azerbaycan’a gidecek ve yarın resmi temaslarda bulunacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/almanya-karabag-paylasimi-nedeniyle-azerbaycandan-ozur-diledi</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Apr 2025 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/04/agency/iha/almanya-karabag-paylasimi-nedeniyle-azerbaycandan-ozur-diledi.jpg" type="image/jpeg" length="85680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Polonya’dan Rusya’ya yeni yaptırım planı]]></title>
      <link>https://www.manset.de/ispanya-almanya-fransa-italya-ingiltere-ve-polonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/ispanya-almanya-fransa-italya-ingiltere-ve-polonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Polonya Dışişleri Bakanları ile Avrupa Birliği’nin en üst düzey diplomatı ve Savunma Komiseri tarafından yayımlanan ortak açıklamada, "Yeni yaptırımların kabul edilmesi de dahil olmak üzere mevcut tüm araçları kullanarak Rusya üzerinde daha fazla baskı uygulamaya hazırız" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Polonya Dışişleri Bakanları ile Avrupa Birliği’nin en üst düzey diplomatı ve Savunma Komiseri tarafından yayımlanan ortak açıklamada, "Yeni yaptırımların kabul edilmesi de dahil olmak üzere mevcut tüm araçları kullanarak Rusya üzerinde daha fazla baskı uygulamaya hazırız" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, İtalya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Maria Tripodi, Savunma ve Uzaydan Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Andrius Kubilius ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Madrid’de bir araya geldi. Toplantının ardından İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Polonya ile Kallas ve Kubilius tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya karşı yeni yaptırımlara değinildi. Açıklamada, "Saldırganlık savaşını sürdürme kabiliyetini engellemek, Ukrayna’nın adil ve kalıcı bir barışı güvence altına almak için mümkün olan en iyi konumda olmasını sağlamak amacıyla yeni yaptırımların kabul edilmesi de dahil olmak üzere mevcut tüm araçları kullanarak Rusya üzerinde daha fazla baskı uygulamaya hazırız" denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.manset.de/ispanya-almanya-fransa-italya-ingiltere-ve-polonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-plani</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/03/agency/iha/ispanya-almanya-fransa-italya-ingiltere-ve-polonyadan-rusyaya-yeni-yaptirim-plani.jpg" type="image/jpeg" length="58063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti’li Elitaş: "110 yıl önce ecdadımızın yaptığı gibi bir ve beraber olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edip, ’Terörsüz Türkiye’ için elimizden gelen gayreti gösterelim"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/ak-partili-elitas-110-yil-once-ecdadimizin-yaptigi-gibi-bir-ve-beraber-olarak-turkiye-yuzyilini-insa-edip-terorsuz-turkiye-icin-elimizden-gelen-gayreti-gosterelim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/ak-partili-elitas-110-yil-once-ecdadimizin-yaptigi-gibi-bir-ve-beraber-olarak-turkiye-yuzyilini-insa-edip-terorsuz-turkiye-icin-elimizden-gelen-gayreti-gosterelim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "110 yıl önce kurtuluşumuzu ortaya çıkaran ecdadımızın yaptığı gibi bir ve beraber olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edip, ’Terörsüz Türkiye’yi ortaya koyabilmek için elimizden gelen gayreti gösterelim" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "110 yıl önce kurtuluşumuzu ortaya çıkaran ecdadımızın yaptığı gibi bir ve beraber olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edip, ’Terörsüz Türkiye’yi ortaya koyabilmek için elimizden gelen gayreti gösterelim" dedi.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından AK Parti Genel Merkezi’nde "Geleneksel Bayramlaşma Programı" düzenlendi. Programa katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, teşkilatın bayramını kutladı. Elitaş, teşkilat başkanlığına teşekkür ederek, "Bir Ramazan boyunca tüm Türkiye’de 81 vilayette 923 ilçemizde olmak üzere vefa iftarları sofrasını oluşturdu. AK Parti’nin kurulduğu 14 Ağustos 2001 tarihinden 29 Mart tarihine kadar bu davanın her bir noktasında görev yapmış, alın teri dökmüş dava taşını bir üst noktaya çıkarabilmek için bayrağımızı zirveye taşıyabilmek için gayret göstermiş arkadaşlarımızdan vefa buluşması, kucaklaşmaya gerçekleştirdik. Hakikaten olan işlerimizle bir katılıp ve muhabbet vardı. AK Parti ailesinin en büyük özellikleri birbirlerine kucaklaşabilmek, birbirlerine hemhal olabilmektedir" diye konuştu.
</p><p>Toplumun en önemli unsurunun aile olduğuna dikkat çeken Elitaş, "Aile toplumun vazgeçilmez bir çekirdeğidir. Toplum aile olmazsa çökmeye mahkûmdur. İşte AK Parti ailesi 14 Ağustos 2001’den itibaren bunu pekiştirebilmek için aile yapısını güçlendirmek için teşkilat başkanlarımızın gösterdiği yolda bütün arkadaşlarımızla bu işi yaptık. Türkiye Cumhuriyeti’de 86 milyon vatandaşıyla birlikte bir aile oluşturmaktır. Meseleleri varsa aile kendi içinde çözer. Varsa kırgınlıklar kendi içerisinde problemlerini aşmaya çalışır. Başkalarından medet umarak değil, nasıl Kurtuluş Savaşı’nda ülke işgal edildiğinde mandacılığı savunanlarla bağımsızlığı savunanlar arasında farklılık ortaya çıkmışsa işte bugün de aynı meseleyi yaşıyoruz. Tıpkı bundan 100 yıl önce mandacılık zihniyetinin hortladığı gibi başka mahfillerde ülkemizi şikayet eden bir zihniyetle karşı karşıya kaldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin 86 milyon vatandaşıyla bir aile olduğunu ifade ederken başkalarından medet umduklarını görmek, inanın 110 yıl önceki ihanet şebekesiyle aynı karşı karşıya mıyız diye insan düşünmeden kendisini edemiyor. Gelin 110 yıl önce kurtuluşumuzu ortaya çıkaran ecdadımızın yaptığı gibi bir ve beraber olarak Türkiye Yüzyılı’nı inşa edip, ’Terörsüz Türkiye’yi ortaya koyabilmek için elimizden gelen gayreti gösterelim. Aksi halde 110 yıl önceki gibi mandacı zihniyetle başbaşa kalırsınız ve bu millet sizi sandıkta boğar" şeklinde konuştu.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/ak-partili-elitas-110-yil-once-ecdadimizin-yaptigi-gibi-bir-ve-beraber-olarak-turkiye-yuzyilini-insa-edip-terorsuz-turkiye-icin-elimizden-gelen-gayreti-gosterelim</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 16:34:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/03/m-a-n-s-s-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="41566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da aşırı sağcı Le Pen yolsuzluktan suçlu bulundu, seçimlerde aday olamayacak]]></title>
      <link>https://www.manset.de/fransada-asiri-sagci-le-pen-yolsuzluktan-suclu-bulundu-secimlerde-aday-olamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/fransada-asiri-sagci-le-pen-yolsuzluktan-suclu-bulundu-secimlerde-aday-olamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, AB fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu bulundu. Le Pen, 2027’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’da aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, AB fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu bulundu. Le Pen, 2027’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak.</p>

<p>Fransa’da Ulusal Birlik (RN) partisinin önde gelen isimlerinden aşırı sağcı siyasetçi ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un seçimlerdeki en büyük rakibi Marine Le Pen, başkent Paris’te yolsuzlukla yargılandığı davada hakim karşısına çıktı. Mahkemede, Le Pen, o dönemde AB milletvekili olan 8 kişi ve 12 parlamento yardımcısı Avrupa Birliği (AB) fonlarını zimmete geçirmekten suçlu bulundu. Sanıkların AB fonlarını kendileri için değil partilerinin yararına kullanmakla suçlandığı belirtildi. İkili yılı ertelenmiş 4 yıl hapis cezası ve 100 bin euro para cezasına çarptırılan Le Pen, mahkemenin 5 yıl siyasi yasak kararı alması nedeniyle 2027’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargıç Benedicte de Perthuis, Le Pen’in partinin çalışanlara ödeme yapmak için AB fonlarını kullanmak üzere kurduğu sistemin merkezinde olduğunu söyledi. Perthuis, "2009’dan beri bu sistemin merkezinde olan Marine Le Pen, 2004’ten bu yana babasının kurduğu bu sistemde kararlılıkla yer aldı" dedi. Perthuis, yürütülen soruşturmaların suçların idari hata olmadığını gösterdiğini, partinin maliyetleri düşürmek için uygulanan bir sistem çerçevesinde zimmete para geçirdiğini ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>Savcılar, Le Pen’in suçlu bulunması halinde, herhangi bir itiraz sürecine bakılmaksızın derhal 5 yıllık kamu görevinden men edilmesini talep etmişti. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bir önceki seçimlerde en büyük rakibi olan Le Pen, savcıları "siyasi ölümünü" istemekle suçlamıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Paris, POLİTİKA, PARİS</category>
      <guid>https://www.manset.de/fransada-asiri-sagci-le-pen-yolsuzluktan-suclu-bulundu-secimlerde-aday-olamayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/03/agency/iha/fransada-asiri-sagci-le-pen-yolsuzluktan-suclu-bulundu-secimlerde-aday-olamayacak.jpg" type="image/jpeg" length="70034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/mhp-genel-baskani-bahceli-herkesi-turkiyenin-kutlu-gelecegini-birlikte-insa-etmeye-cagiriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/mhp-genel-baskani-bahceli-herkesi-turkiyenin-kutlu-gelecegini-birlikte-insa-etmeye-cagiriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçeğe dönüşmek üzere olduğunu belirterek, "Türkiye, milli birliğin tahkim olduğu, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girdi. Ülkede, yeni bir siyasi ve toplumsal hayat oluşmakta. Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçeğe dönüşmek üzere olduğunu belirterek, "Türkiye, milli birliğin tahkim olduğu, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girdi. Ülkede, yeni bir siyasi ve toplumsal hayat oluşmakta. Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz" dedi.
</p><p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemdeki olaylar ve gelişmelerle ilgili düşüncelerini bir gazeteye değerlendirdi. Türkiye’de bölücü terör örgütü PKK’nın feshedilmesiyle yeni bir gün doğumuna şahitlik edildiğini belirten Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçeğe dönüşmek üzere olduğunu söyledi. Türkiye’nin milli birliğin tahkim olduğu, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girdiğini vurgulayan Bahçeli, ülkede yeni bir siyasi ve toplumsal hayatın vasat bulmakta olduğunu kaydetti.
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Türkiye için bir fırsata dönüştürmek mümkündür"
</p><p>İmralı’dan yapılan tarihi çağrıdan sonra milletin umutlu bir bekleyiş içerisinde olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu beklentiyi hüsrana değil sevince dönüştürmek elimizdedir. Terörsüz Türkiye demokrasinin daha güçlendiği bir Türkiye olacaktır. Yeni bir dünya düzeninin şekillendiği dönemde bu gelişmeyi Türkiye için bir fırsata dönüştürmek mümkündür" ifadelerini kullandı.
</p><p>‘Terörsüz Türkiye’den rahatsızlık duyanların devrede olduğunu belirten Bahçeli, "Terörden çıkar devşirenler, süreci enfekte etme yarışında. O sebeple barış ve huzurun inşasında herkese sorumluluk düşmekte. Bu kapsamda gecikmemek, geciktirmemek ve sahip çıkmak öncelikli meseledir. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin barış içinde yeni bir siyasi ve sosyal yaşama kavuşmasına vesile olacaktır" dedi.
</p><p>"İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı"
</p><p>Büyük değişimlerin fırsatlarla birlikte riskleri de içerdiğini dile getiren Bahçeli, "Bu nedenle birçok dinamik dikkatli yönetilmeli. Öncelikle İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı, süratle kongreyi toplayıp PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye edilme kararı hayata geçirilmelidir. Kapsamlı reformlarla milli birliğimiz daha da güçlendirilmeli, adalet ve eşitlik esas olmalıdır" diye konuştu.
</p><p>"Türkiye’nin kutlu geleceğini hep birlikte inşa etmeye çağırıyoruz"
</p><p>Milli ve kapsayıcı, demokratik yeni bir anayasa ile darbe kalıntılarının tamamen temizleneceğini belirten Bahçeli, "Önemli olan herkesin kendisini içinde bulacağına inandığı bir yapı inşa etmektir. O sebeple Terörsüz Türkiye sürecinde tüm vatandaşlarımızı ’Her şeyden önce Türkiye’ ve ’Herkes eşittir Türkiye’ anlayışı ile millî birlik ve kardeşlikte buluşmaya, Türkiye’nin kutlu geleceğini hep birlikte inşa etmeye çağırıyoruz" açıklaması yaptı.
</p><p>Son dönemdeki olaylar, gerçekler ve gelişmelerle ilgili düşüncelerini değerlendiren Bahçeli, "Türkiye’de, yaklaşık elli yıldır devam eden bölücü terör örgütü PKK’nın feshedilmesiyle yeni bir gün doğumuna şahitlik edilmektedir" dedi.
</p><p>Dezenformasyonlara, tahriklere, yalan ve iftiralara kulak asmadan kararlı bir tavır gösterilmesi şart olduğunu aktaran Bahçeli, "Toplumsal barışın güçlendirilmesi ve kutuplaşmanın azaltılması için siyasi aktörlerin kapsayıcı bir dil kullanmasına ihtiyaç vardır. Kullanılacak dilin devletimizin bekasından, milli birlik ve beraberlikten, huzur ve barıştan yana olması tahrikleri boşa çıkaracaktır. İhtiyacımız; çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesinedir. Takdirle ifade etmek gerekir ki TBMM’nde temsil edilen siyasi partilerin ve siyasetin büyük bir ekseriyeti toplumsal uzlaşmaya dönük mutabakattan yanadır" ifadelerini kullandı.
</p><p>"PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye kararı hayata geçirilmeli"
</p><p>Terörsüz Türkiye’nin büyük değişimler, fırsatlarla birlikte riskleri de içermekte bu nedenle birçok dinamiğin dikkatli yönetilmesini zaruri kıldığını dile getiren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin barış içerisinde yeni bir siyasi ve sosyal yaşama kavuşmasına, böylesi bir sorunu çözdüğü için demokratik siyaset kurumuna toplumun duyduğu itimadın artmasına vesile olacaktır. Bu kapsamda öncelikle İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı, süratle kongreyi toplayıp PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye edilme kararı hayata geçirilmelidir. Türkiye için tarihi bir fırsat olan PKK’nın silah bırakması ve fesih sürecinin uzun vadeli beklenen başarıya ulaşması için siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan yeni atılımlar ve kapsamlı reformlarla milli birliğimiz daha da güçlendirilmeli, toplumsal uzlaşı, adalet ve eşitlik esas olmalıdır. Bunu mümkün kılacak siyasi ve sosyal şartlar mevcuttur. Yönetim sistemimiz etkinlik ve esneklik sağlayabilecek özelliktedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi siyasî ve toplumsal uzlaşmanın ön plana çıktığı bir yönetim yapısıdır. Şartlara ve gelişmelere cevap veren dinamik demokratik bir tercihtir. Güçlü devlet, güçlü yönetim, demokratik istikrar gayeleri sistemin ana omurgasıdır" değerlendirmesinde bulundu.
</p><p>Dış politikada, siyasette ve ekonomide Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya yönelik faaliyetlerin önüne geçmenin Türk devletinin ve Türk milletinin bekâsına yönelik tüm tehditleri ortadan kaldıracağına dikkati çeken Bahçeli, Türkiye’yi "kudretli bir devlet" haline getirecek idari, hukuki ve siyasi tüm reformları hayata geçirmenin insan hak ve hürriyetlerini mümkün olan en geniş boyutta temin ettiğini ifade etti.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, ANKARA</category>
      <guid>https://www.manset.de/mhp-genel-baskani-bahceli-herkesi-turkiyenin-kutlu-gelecegini-birlikte-insa-etmeye-cagiriyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 11:11:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/manset-de/uploads/2025/03/m-a-n-s-s-s-1.jpg" type="image/jpeg" length="78275"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yerlikaya: "Siyasi rekabette sınıfta kalınca Türkiye’yi çökertebilirsek AK Parti’yi çökertmiş oluruz diyorlar"]]></title>
      <link>https://www.manset.de/bakan-yerlikaya-siyasi-rekabette-sinifta-kalinca-turkiyeyi-cokertebilirsek-ak-partiyi-cokertmis-oluruz-diyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manset.de/bakan-yerlikaya-siyasi-rekabette-sinifta-kalinca-turkiyeyi-cokertebilirsek-ak-partiyi-cokertmis-oluruz-diyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Benimle beraber benim gibi düşünmüyor, benimle beraber yürümüyorsan o zaman seni boykot ederim anlayışının anlamının siyasi rekabette sınıfta kalınca Türkiye’yi çökertebilirsek AK Parti’yi çökertmiş oluruz diyorlar" dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Benimle beraber benim gibi düşünmüyor, benimle beraber yürümüyorsan o zaman seni boykot ederim anlayışının anlamının siyasi rekabette sınıfta kalınca Türkiye’yi çökertebilirsek AK Parti’yi çökertmiş oluruz diyorlar" dedi.
</p><p>İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, AK Parti Konya İl Başkanlığı’nın bayramlaşma programında partililerle bir araya geldi. Taş Bina Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Yerlikaya, "Başta Konyalı hemşehrilerimiz ve sizler hep birlikte olmak üzere tüm ülkemiz gönül coğrafyamız, tüm inanan kardeşlerimizin Ramazan Bayramı’nın tebrik ediyoruz, kutluyoruz. Bu bayrama gelirken gerçekten son 10 günde Türkiye olarak çok sınavlardan geçtik. İstanbul’da Cumhuriyet Savcılığı’nın yapmış olduğu bir soruşturma onun akabinde gözaltı ve ana muhalefet bir çağrıda bulunuyor. İnsanları sokaklara çıkarmak. Ben İçişleri Bakanı olarak her zaman şunu söylüyorum. Bundan sonra da söylemeye devam edeceğim. Demokratik bir hak, toplanma, gösteri yürüyüşü yapılabilir. Herkes bu siyasal iklimde, bu özgürlük ortamında, aynı konuda, aynı şeyi düşünebilir miyiz? Düşünemezsin. 170 civarında siyasi parti var. Her birine kendini kuruluş kanunlarında olduğu gibi temel bir kuralı var. Bu ülkeye hizmet etmek. Kendisi gibi düşünen arkadaşları, kardeşleriyle beraber yol yürüyüp milletin refahı, milletin huzurunu, dünya devletler ailesinde büyük ve güçlü bir Türkiye olma idealini sağlamaktır. Ama bunu yaparken davranışımız, tutumlarımız hem kanunlara uygun hem de bizim etik değerlerimize uygun olması lazım" şeklinde konuştu.
</p><p>"Biz vatandaşlarımızın huzurunu, güvenliğini, esenliğini sağlamak üzere görevimizin başındayız"
</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP’nin Maltepe mitingine de değinen Yerlikaya, "Dün ana muhalefet Maltepe’de bir miting yaptı. Valiliğe toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle ilgili müracaat oldu. Biz valilik olarak izin verdik. Toplantının o mitingin yapılmasında, girişinde, çıkışında gayet her şey yasalara uygun en ufak bir sıkıntı olmadan bu tamamlandı. 19 Mart’tan 28 Mart’a kadar, gündüz oruç gece o mübarek vakitlerde sokağa çağırılan bir kısmının neler yaptığını aziz milletimiz gördü değil mi ve Türkiye’nin huzuru için İçişleri Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın huzurunu, güvenliğini, esenliğini sağlamak üzere görevimizin başındayız. Yasanın vermiş olduğu gücü yasaya uygun ve milletimizin de destek ve duasını kazanacak şekilde kullanıyoruz" diye konuştu.
</p><p>"Türkiye’yi çökertebilirsek AK Parti’yi çökertmiş oluruz diyorlar"
</p><p>Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olduğunu hatırlatan Yerlikaya, "Bir anayasamız var, tecrübemiz var. Bu ülkemize emanet gençlerimizi öyle bir donanımla yetiştireceğiz ki dünya gençleri içerisinde bizleri temsil edecek. Anlamakta güçlük çekiyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gelirleri içerisinde o şehirde bulunan şirketlerin ödediği vergiden oraya gelmiyor mu, geliyor. Benimle beraber benim gibi düşünmüyor, benimle beraber yürümüyorsan o zaman seni boykot ederim anlayışının anlamı siyasi rekabette sınıfta kalınca Türkiye’yi çökertebilirsek AK Parti’yi çökertmiş oluruz diyorlar" ifadelerini kullandı.
</p><p>AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen de, Ramazan Bayramı’na ulaşmanın sevincini yaşadıklarını ifade ederek, herkesin bayramını tebrik etti.
</p><p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Konya modeli belediyecilik anlayışıyla Konya’yı sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güzel şehirlerinden birisi yapmak için çalışmaya devam ediyoruz. Bu konudaki en büyük destekçimiz il başkanımızın şahsında teşkilat mensuplarımız, belediye başkanlarımız ve çalışanlarımız. Ben Konya’daki bu güzel ortamın sağlanmasına katkı sunan il başkanımıza, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza ve tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun. Sizlerden aldığımız güç ve destekle Konya’nın 42 bin kilometrekarelik alanında Konya modeli belediyecilik anlayışıyla hizmet etmeye devam edeceğiz. Kalbimizin bir tarafı Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimiz için atıyor. İnşallah bu Ramazan onların sıkıntı çektikleri son Ramazan olsun" dedi.
</p><p>AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız da herkesin bayramını tebrik etti.
</p><p>Programa İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, merkez ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.
</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, KONYA</category>
      <guid>https://www.manset.de/bakan-yerlikaya-siyasi-rekabette-sinifta-kalinca-turkiyeyi-cokertebilirsek-ak-partiyi-cokertmis-oluruz-diyorlar</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Mar 2025 18:22:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetde.teimg.com/crop/1280x720/manset-de/uploads/2025/03/agency/iha/bakan-yerlikaya-siyasi-rekabette-sinifta-kalinca-turkiyeyi-cokertebilirsek-ak-partiyi-cokertmis-oluruz-diyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="38397"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
